6 Aralık 2013 Cuma

ADIYAMAN - Gezi Yazı Dizisi # 10

Gelelim Adıyaman notlarımıza...

ATATÜRK BARAJI

Adıyaman gezimize ilk olarak Atatürk Barajı ile başladık. Çok görkemli bir yapı... İçerisinde Atatürk ismi geçen her şey gibi burası da muhteşem. Barajı karşıdan görebileceğiniz çok güzel bir teras yapmışlar. Tepeden istediğiniz gibi fotoğraf çekip, çayınızı yudumlayabileceğiniz bir kahvesi de var. Mayıs ayında sıcak olamaz deyip her gün kavrulduğumuz Güneydoğu Adanadolu bölgesinde, serin rüzgarla ürperdiğimiz tek yer oldu burası. Bir de bu terasa çıkmadan önce bir anıt dikilmiş. Anıtın her taşında, inşaat sırasında hayatını kaybeden işçilerin isimleri yazılmış. "Biz İş Kazalarında Öldük, Ölmeseydik Ne İyiydi"














CENDERE KÖPRÜSÜ

Cendere köprüsünün tarihi hikayesini istesem de anlatamayacağım; malesef ki ne o kadar hafızam ne de bilgim yok... Defalarca hasar görüp, yeniden yapılmış, çok eski bir köprü. Gerek mimarisi, gerekirse de bulunduğu yer bakımından sizi tarihin eski sayfalarına götürüyor. Masallardan, Orta Çağ'dan çıkmış, sanki ileride bir şatoya uzanan yolun başındaymışsınız gibi hissettiriyor. Bir de köprünün bulunduğu yerin coğrafi özellikleri inanılmaz... Yarık dağlar, tepeler... Burada bizim yüzlerimize tebessüm yerleştiren en önemli manzara ise altta akan derenin kenarında oyun oynayan çocuklardı. Öyle mutlu, öyle coşkulu bağrışlar ve kahkahalarla yüzüyorlardı ki...


















KARAKUŞ TÜMÜLÜSÜ


Uzun bir patikalı otobüs yolculuğundan sonra dünya ayaklarının altında gibi hissettiren bir yere geldik. Oksijenden beyin uyuşmasıyla beraber bulutların üzerinde olma deyimini yaşatan bu yer bizi mest etti.












2 yorum:

Adıyaman dedi ki...

arşiviniz çok güzel olmuş :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Adıyaman, teşekkürler yorumunuz için.