29 Mayıs 2015 Cuma

Hamileliğimin 25. Haftası ve Şeker Yüklemesi


24. Haftamızdaki doktor kontrolümüzde karar verdik 25. haftamızda şeker yüklemesi yaptırmaya. Konu hakkında tereddüt etmememizin nedenleri ise; hamilelik başlangıç kilomun yüksek olması, tatlıya olan ciddi düşkünlüğüm ve son bir ayda hızlı bir şekilde 4 kilo almış olmam. Bu bilinenleri, bilinmeyenli denkleme koyunca eşittir yüksek hamilelik şekeri riski :)

Hamilelik şekeriyle birleştiğinde hem anne adayı, hem de bebek için çok tehlikeli olan tansiyonum da kontol ediliyor ama çok şükür ki yüksek olmak yerine düşün seyrediyor ki bu da bilhassa hamilelikte çok sağlıklı.

Hamilelik şekeri konusunu açıklayacak kadar bilgiye sahip olmadığımı hatırlatmak isterim. Ancak duyduklarımdan kendime yaptığım bir özet cümle şu şekilde: Hamilelik öncesinde şeker olmasa bile hamilelikle beraber ortaya çıkan, bebek doğumuyla son bulan bir şeker hastalığı. Ancak doğum sonrasında annede kalma riski, bebekte şeker çıkma riski ve erken bebek ölümleri gibi çok büyük riskleri beraberinde getiren bir rahatsızlık. Bu nedenle 24-28 haftalarda önerilen şeker yüklemesi sonucunda eğer ki anne adayında hamilelik şekeri çıkarsa, derhal diyetisyen kontrolünde sıkı bir diyete ve öyle de geçmez ise ilaç tedavisine başlanıyormuş.

Son dönemde bilhassa Canan Karatay'ın agresif çıkışları sebebiyle önyargı oluşan şeker yüklemesi konusunda doktorumuza güvendik ve yaptırmayı seçtik. Sonuçta Canan Karatay'ın dediği gibi şekersiz bir hayat yaşamıyorum, evet bebek için böyle bir şeker yüklemesi çok sağlıklı değil ama farkedilmeyen bir hamilelik şekerinin sonuçları ise geri dönülemez tehlikedeler.

Girişi yine çok uzattım biliyorum ama şimdi bizzat şeker yüklemesi gününe geçmek istiyorum. Çünkü benim gibi konudan habersiz insanlar için öyle karanlık ve bilinmez bir uygulama ki, az dolanmadım internette nasıl yapılıyor diye.

Öncelikle yüklemeden önceki akşam saat 10.00'dan itibaren hiçbir şey yemiyorsunuz (akşam yatana kadar su içtim, ancak sabah su içmedim). Sabah bir yandan hamile iştahıyla ve açlıkla boğuşurken, bir yandan da güzelce kalkıp, erkenden hastaneye gidiyorsunuz (biz 08.30'da hastanedeydik). Giriş kayıtlarımız yapıldıktan sonra ilk kan alınıyor (açlık ölçümü için). Şeker yüklemesi sırasında kanı parmaktan değil, tüp ile damardan alıyorlar. Bu kan alımından sonra ızdırap başlıyor. 330ml'lik (75'lik glikozlu), hayatınızda içebileceğiniz en şekerli, en kimyasal, ılık suyu içmeniz bekleniyor. Doktorlar uyarıyorlar, etkiyi arttırmak için oyalanmadan, kusma sınırına kadar hızla içmenizi istiyorlar. Bu nokta çok zordu gerçekten... Aç karnına öyle bir şeyi içmek, hele ki hamileyken, zordu... Sonlarına doğru ise hafif öğürmeler, artık içim almayacak diye serzenişlerim başladı ama bitirdim. Ardından su bitince dakika başlıyor, 1 saat sayılıyor. Bu beklemeler sırasında hastaneden çıkışımıza, hatta gözlerinin önünden ayrılmamıza bile izin vermediler (anladığım kadarıyla bu yükleme sırasında yemek yemediğine, su içmediğine, açlıktan bayılıp bir yerlerde yığılmadığına ve herhangi bir sağlık sorunu yaşamadığına emin olmak istiyorlar). Bu beklemeler sırasında canım eşim yanımdaydı da sıkılmadık, uzun uzun sohbet ettik, güldük, eğlendik. Yüklemeden yaklaşık yarım saat sonra kuvvetli esnemeler, tam tabirle zihnimde mallık, gözlerimle gördüğüm görüntülerde karanlıklık, bir yandan yüksek enerji patlaması ile beraber çok büyük ağırlık hali gibi fenalıklar geldi üzerime... Doktor bey bunların normal olduğunu, istersem içeride biraz uzanabileceğimi ancak uzanmamı sonuçları etkilemesi açısından tercih etmediklerini söylediler. 

İlk beklememiz olan 1 saat tamamlandığında bu defa da diğer kolumdan, bir tüp daha kan alındı (yüklemenin ardından şekerimin ne kadar yükseldiğine, tepe noktasına bakılmak için). Bu dakikalarda şekerin ağırlığı iyice üzerime çökmüştü. Lavaboya gidip, soğuk suyla elimi ve yüzümü yıkamak, koridorlarda yürümek biraz iyi geldi. Bu noktada ikinci ve son bekleme saatimiz başladı. Bu saatin yarısından sonra hafif hafif üzerimdeki ağırlık açılmaya başladı. İkinci saati de tamamladıktan sonra son kan alınma işlemine sıra geldi (yükselen şekerin bir saat içerisinde hangi noktaya kadar geri düşebildiği ölçülüyor, vücudun şekeri düşürmüş olması gerekiyor). Bu 3. kan alımından sonra ise özgürsünüz! 

Hastaneden çıktıktan sonra beş dakika mesafede olan annemin evine gittik hızlıca. Çünkü çok acil olarak bir şeyler yemem gerekiyordu, açlıktan bayılacaktım... Annem de sağolsun mükellef bir kahvaltı hazırlamış (kahvaltı dediğime bakmayın, saat 11.30'u geçmişti). Güzelce kahvaltı ettikten sonra ellerimde tansiyonum düşüyormuş gibi titreme, göz kararması başladı... Hemen uzandım, ayaklar yüksekte olacak şekilde yattım bir süre. Böyle bir sıkıntı neden oldu bilmiyorum ama bol su içerek ve biraz da uzanarak 15-20 dakika içerisinde kendime geldim.

Sonuçlarım ise çok şükür ki normal çıktı. Hem beni, hem de doktorumuzu şaşırtmadı desem yalan olur :) Bu testi de atlattıktan sonra doğuma kadar artık bakılacak bir şey kalmadı sanıyorum, derin bir rahatlama hali geldi üzerimize :)

Kısa kısa önemli gördüğüm notlar:

♥ Yanınızda mutlaka eşiniz, anneniz, arkadaşınız, akrabanız; birisi olsun. Hem beklemeler sırasında sıkılmazsınız, hem de herhangi bir sağlık probleminde yanınızda olurlar. (Eşinizi tavsiye ederim. Öyle boş boş iki saatiniz olunca, günlük hayat koşuşturmacasında bulamadığınız sohbet vaktini yakalıyorsunuz.)

♥ Akşam yatana kadar bol bol su içmenizi tavsiye ediyorum. Sabah kalkınca ve yükleme sırasında su içmenize izin vermedikleri için şekerden içiniz iyice kurumasın, deponuzu iyi yapmış olun.

♥ Televizyonda gördüğünüz doktorlara (ne kadar ünlü ya da başarılı olursa olsun) güvenmeyin. Sadece kendi doktorunuza güvenin. Unutmayın ki hem kendinizin, hem de bebeğinizin sağlığını ellerine emenat ettiğiniz doktorunuzdan daha iyi kimse anlayamaz ve tanıyamaz sizi. Kendi doktorunuz sizi sağlık geçmişinize, hamilelikte yaşadıklarınıza ve kişisel özelliklerinize göre en iyi şekilde yönlendirecektir.

♥ Her şeyi bebeğiniz ve kendi sağlığınız için yaptığınızı unutmayın. Eğer ki yükleme sonucunda şekeriniz çıkarsa lütfen çok dikkat edin, en ufak bir kaçamağa bile izin vermeyin. Doğumdan sonra istediğiniz gibi yersiniz nasılsa ;)

2 yorum:

Gokkusagi Dosyasi dedi ki...

Ansiklopedi gibi oldun, helal olsun sana. Çıktı alıp, klasörlemek lazım, ihtiyaç anında açıp okumak için. :))
Hamile olmasam da ilgiyle okuyorum, ellerine sağlık. ;)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Gokkusagi Dosyasi, yok vallahi Eylül'cüğüm. Artık günümüzde bilgi akışı öyle çok ki, tüm hamileler konuya çok hakim ve benden de fazlasını biliyorlar konular hakkında. Ben ise yazıyorum, tek fark bu :))

Çok teşekkürler güzel yorumun ve takibin için ♥♥♥