27 Mayıs 2015 Çarşamba

Hamilelikte Kedili Yaşam ve Dikkat Edilmesi Gerekenler


Hamileliğimin ilk başından beri tahminimden daha az yordu beni kediler konusu. Yani tahminimde etrafımdaki herkesten "Aaaa olur mu öyle kedili, mikrop hep" gibi fütursuz laflar bekledim ama olmadı, şaşırdımmm :)

Ancak kabul etmek gerekiyor ki değil sadece kedili, hayvanlarla yaşadığınızda, hamileliğiniz sırasında almanız gereken önlemler ve hayatınızda hafif de olsa ayar çekmeniz gereken noktalar olduğunu düşünüyorum. Tabiki kedili ya da köpekli hayatımızı kökten değiştirmek değil bahsettiğim ama kısa dönem için olsa bile dikkatli olunması gerekiyor. Peki kendi tecrübelerimden yola çıkarak ev içerisindeki kedili hayatımızda dikkatli olduğumuz noktaları sizinle kısaca paylaşmak isterim.

Herkesin dilinden düşmeyen, kedi ve hamile kelimelerini yan yana koyduğunuzda otomatik olarak eklenen "toksoplazma" mevzusu var. Bu konuyu anlatmayacağım tabiki, şakacı olmayın, Google'da bulabileceğiniz pek çok kaynakta uzman doktorlar konuyu anlatıyorlar, bir de ben mi anlatacağım :) Ancak kısaca kedilerin dışkılarından, dolayısıyla kumlarından insana bulaşabilen bir hastalıkmış. Doktorlar da önlem olarak, hamilelerin kedi kumu temizlememelerini öneriyorlar. Evet ben de temizlemiyorum ama öncesinde de ben temizlemiyordum ki ne yalan söyleyeyim :)) Evimizin işbölümünde kedi kumu görevi eşimde olduğu için bu konuda bir değişiklik yapmadık hayatımızda. Ancak eğri oturalım, doğru konuşalım istiyorum... Evinizde hele ki uzun tüylü kedi varsa (Bkz: Pisi Hanım), kumdan çıktığında bile tüylerinin arasına toz toz kumlar girmiş oluyor. E bu çocuk koltuğa da çıkıyor, evin her yanında da dolaşıyor... Ne oluyor, o tüylerdeki kumlar yine her yana bulaşıyor ve her ne kadar kum kabını temizlemesemde, evin sağına soluna dökülen kumlarla/tozlarıyla muhattap olmaya devam ediyorsunuz. Ayrıca doktorlar kedi kumundan öte, iyi yıkanmamış sebze/meyvelerde toksoplazma riskinin, kedi dışkısındaki riskten kat ve kat fazla olduğunu belirtiyorlar.

Evdeki kedili/köpekli hayatta bence dikkat edilmesi gereken konu, pisilerin ve kuçuların ayarsız hareketlerine karşı bebekli karınları korumak...  Evimizdeki güzel canlarımızı çok seviyoruz, tamam. Ancak onların insan hassasiyetinde olmadığını da ayrıca kabul etmemiz gerekiyor. Yani "Amanın benim anniş hamile, dur ben dikkatli olayım da karnına zıplamayayım, canı acımasın" demiyor kuzucuklar. Haklılar da, nereden bilsinler... 

14.haftamız civarıydı, bir haftasonu sabahında keyifle uyanmışız, yatakta dolanıyoruz. Pisi şişmanım koynumda mırıldanıyor, Çakıl yaramazı ise oyun peşinde ortalıkta koşturuyor, biz de sırt üstü uzanmış şekilde eşimle sohbet ediyoruz. Bir anda ortalık karıştı, Pisi ayaklandı, Çakıl ona oyun yapayım derken yatağımızın başından doğru (bizim yatak başlığımız oldukça yüksek) tek seferde karnıma bir sıçradı! Ben karnımı toplayıp, kendimi yataktan kaldırana kadar malesef ki trambolin gibi sıçradı üzerimden. Öyle canım acıdı ki size anlatamam... Can acısı ve büyük korkuyla yataktan fırladım, ağlama krizleri, daha yeni kanamalar kesilmişti zaten diye haykırışlar... Öldük korkudan... 

Öncesinde de bu kadar kötü olmasa bile üç beş defa karın darbesi tehlikesi atlatmıştık ama bu olayın ardından evimize yeni kurallar şart oldu. Malesef ki çok sevdiğimiz pisilerimizin yatak odamıza girişini ve bizimle uyumalarını yasaklamak zorunda kaldık. Gece uykusunda insan çok korumasız olduğu için en güvenli çözümün bu olduğuna karar verdik. Gerçekten de bu uygulamaya geçtiğimizden sonraki her gece daha da huzurlu uyudum. Meğerse farkında olmadan uykumda bile kediciklere dikkat edip, kendimi korumaya çalışıyormuşum. Sonunda sereserpe uyuma moduna geçiş oldu yani :)

Benzer önlemi salonumuzda da aldık. Benim her akşam oturduğum koltuk, pisiciklerimizin oyun güzergahındaydı. Nasıl oluyor derseniz, şöyle: bizim pisicklerin en sevdikleri oyun, kovalamaca. Birisi önde, diğeri arkada koşturuyorlar ayarsızca. Öyle koşturuyorlar ki geçen ay, masif ahşaptan yapılmış sehpamızın ayağını bile kırdılar... Düşünün. Neyse... Benim normalde oturduğum koltuk, pencerenin önünden koltuğa atlayarak başladıkları koşturmaca maratonunun ilk noktası olan koltuktu. Her koşturmaca başlangıcında ödüm kopuyordu, arada karnıma hafif yandan bile olsa darbeler geliyordu, karnıma yastıklar koyuyorduk... Ardından uyandık, eşimle yer değiştirdik ve artık diğer koltuk benim oldu. Yastık konusu ise bu aylar dahil halen devam ediyor, koltukta otururken eğer oynama maratonundalarsa hemen karnıma kalın bir yastık kapatıyorum. En azından kendimi daha iyi hissediyorum.

Ayrıca yine bu ayarsız oyunları sebebiyle de koltukta otururken kucağımda uyutmuyorum/oturtmuyorum ikisini de. Çünkü birisi kucağımda oturmuş mırıl mırıl uyurken, diğeri bir anda kriz geçirip oyun moduna giriyor, kucaktakinin üzerine atlıyor, kucaktaki de panikle karından sıçrayarak oyuna koşuyor...

Hamilelikte kedili yaşamımızda kedi kumu ve karın koruma/kollama dışında bizim özel olarak dikkat ettiğimiz bir şey olmadı açıkçası. Kucakta ve uykuda eskisi gibi birbirimize doyamadığımız için iki kedimizi de normal zamanda daha çok sevmeye, onlarla daha çok konuşmaya özen gösteriyorum. Elimden geldiği kadar ikisini de ihmal etmemeye çalışıyorum. Zaten bu durum sayılı gün, bitince yine koynuma gelecekler, az daha sabır :)





8 yorum:

İpk dedi ki...

Süper bir yazı!
Yakın zamanda düğünüm var ve açıkçası kedisiz bir evde yaşamayı hayal bile edemiyorum. Mahallemizde yeni doğum yapmış bir kedi var ve onun 2 yavrusunu sahiplenmeyi planlıyoruz.
İleride çocuk olması durumunda ben de en çok milletin hiçbir şey bilmeden bilmiş bilmiş konuşmalarından rahatsızlık duyacağım galiba :)
Olsun, onlar için değer.

Gokkusagi Dosyasi dedi ki...

Bu yazının pek çok kedili hamileye faydası dokunacağından eminim, eline, aklına sağlık. Hoş, sadece kedi değil köpek için de geçerli. Mesela benim Mısır'ımdan yana sıkıntı olacağını sanmam ama Faik böyle ellerini havaya kaldırıp haart diye atlıyor insanın üstüne! Çok sakat bir durum. :))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

İpk, çok teşekkürler beğendiğin ve güzel mesajın için ♥ Ne kadar güzel bir haber, hem evlenmen, hem de yuvanızı açacağınız iki güzel pisicikler!

Zaten kedili, köpekli, hiç yoksa sevgi dolu bir hayata adım attığın her and o konuşanlar bitmiyor. Kulak tıkacı en iyisi ;)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Gokkusagi Dosyasi, her zaman kendi başımdan geçenleri yazıyorum ki damdan düşenin halinden en iyi damdan düşen anlar misali birilerine faydam dokunur belki :) İşte Faik'e çok dikkat etmek gerekiyor o zaman :) Yani normal zamanda o kadar farketmiyorsun ayarsız hareketlerini ama meğerse çok üzerimize atlıyorlarmış :))

durudenizvekedi dedi ki...

Merhaba benim de bir kedim var ve çok bağlıyım ona ve de bebek bekliyorum:)sizinki gibi yazıları okumak moral veriyor, çünkü etrafımzda hayvanlardan uzak onları değersiz gören çok fazla insan var ve neden hala dışarı atmıyorsunuz gibi yorumlar duymak hem inanılmaz hem çok üzücü..Bebek ve kedinin aynı evde olması ile ilgili bizim şöyle bir endişemiz var aslında, kedimiz çok hareketli ve oyun isteyen bir kedi. En ufak hareketimizi kollayıp onunla oyun oynayacakmışız gibi her an tetikte. Bebeğin de elleri kolları hareket edeceği için üzerine atlar mı gibi endişelerimiz var. Acaba bebek biraz büyüyene kadar kedimizi annelerimize versek mi diye düşündük ama ayrılmaya da gönlümüz el vermiyor:(

Burcu dedi ki...

Merhaba, hamileliğimde evde 4 kedi vardı( 6. Ayve doğum zamanı 2si kaçtı) , bebeğim doğduktan 1,5 yaşınakadar 2 kediylebüyüdü

Hiç sorun yaşamadım.

Doğumdan önce bebek ağlaması dinlettim ara ara sesine alışsınlardiye
Doğumdan öncevesonra kedilerinyattığı yere serdiğin örtüleri bebek deterjanıyla yıkadım o kokuya alışsınlar diye
Doğumdan önce Yatak odasındançıkardım kedileri
Doğumdan sonra bebeğin ilkgiydiklerini, battaniyesini evegönderdim kokusunua alışsınlar diye
Doğumdan sonra Eşim çok çok fazla sevgi gösterdi onlara benim yerime
Aşılarını bakımlarını hiç ihmal etmedik
Bebeği koklamalarınaizin verdik, ama 3-4 aylık olanakadar yanına yatırmadık
Sesli olarak konuştum onlarla , şimdi bebeği emziriyorum sana zaman ayıramıyorum ama büyüsün
ozaman seninle daha çok ilgikenicem vs diye hep anlttım
1 yaşına kadar gözümü üstlerinden ayırmadım. Oğlumla birlikteyjen
Şimdi harika arkadaş oldular , o kedilerle oynarken ben wcye gitmeye, 5 dakikadinlenmeyebaşladım
Her evekeei şert hele çocyüuklu eve2tane şart bence.

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Burcu, güzel yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ederim. Kesinlikle söylediklerinize tamamen katılıyorum ben de. Bizim de arkadaş çevremizde pek çok hem kedili, hem de bebekli ev var; hepsi de çok memnunlar hallerinden... Bizim de öyle olacağımızı umuyorum...

İki derdim var; birincisi bebeğimiz biraz ayaklandığında kedilerimizi çok zorlamasın, seveyim derken canlarını yakmasın. İkincisi ise bebeğimiz eve ilk geldiğinde bizim hafif asi olan Pisi hanımımız tantana çıkartmasın. Daha ne isteyeyim, gül gibi geçinip gidelim insallah :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

durudenizvekedi, çok tebrik ederim öncelikle :) Umarım sağlıkla ve zamanında kavuşursunuz bebeğinize ♥ Böyle dış yorumları duyunca içim acıyor, bu yorumları yapan insanları anlayamıyorum...

Aynı oyun isteği ya da kedinin bebeği ilk başta evde tehdit gibi görme riskleri bizim de aklımızda. Ancak etrafımızdan duyduğumuz kadarıyla, bebekleri hissediyor kediler. İçgüdüsel olarak nazik ve anlayışlı davranıyorlar.

Doktorların tavsiyelerini de unutmamak gerekiyor, bilhassa ilk birkaç ayda kedileri bebekle yanlız bırakmamakta fayda var. Birbirlerine alışmaları için zaman vermek gerekiyor. sonrası ise çok büyük eğlence olacak, oyunlar oynayacaklar :)