4 Ağustos 2014 Pazartesi

Paris'e Giriş ve Havalimanı Turist Bilgi Bölümü - PARİS GEZİ YAZI DİZİSİ #4


Uçağımız Paris Charles De Gaulle Havalimanı'na indi. Daha piste inerken bastıran yağmur ve fırtına öyle sevimliydi ki (!), gezimiz için tam hayalimizdi... Zaten uçağın kalkış ve inişinde ruhunu teslim etme sınırına gelen "ben" için o fırtınayı yaşamak, dangıl dungul iki yana savrula savrula lastiklerin yere değmesi derken daha Paris'e yeni varmışken psikolojik olarak yorulmuştum :)

Atatürk Havalimanı dışında herhangi bir Avrupa Havalimanına vardığınızda hissettiğiniz "kırsal havalimanı" hissini malesef ki burada da yaşadık. Uçaktan indiğimiz anda bizi toplama kampı gibi tek sıraya soktular ve iki polis sırayla pasaportlarımızı kontrol etti. Ancak o anda da ilgimizi çeken konu bu kontrolün ülkeye giriş kontrolü olmadığı ve damga basılmadığıydı... Sadece iş olsun diye öyle bir kontrol ediyorlar o anda. Ardından basık tavanlı küçük havalimanının içerisinde karınca niyetine yol almaya başladık ve karşımızda uzuuuunn bir sıra vardı. Her Avrupa ülkesinde olduğu gibi "iki" sıra vardı, Avrupa vatandaşları ve Avrupa vatandaşı olmayanlar... Tabi ki Avrupa vatandaşlarının sırası çok hızlı ilerleyen, itiş kakışın olmadığı bir sıraydı. Bizim sıramız ise uzadıkça uzuyordu... Havalandırmanın yetersiz, kolunu uzatsan tavana değeceğini hissettiğin bir basıklıktaki alanda uzunca bir süre bekledik. Bu beklememiz sırasında Paris'in "çiş" kokukusuyla da ilk defa tanıştık. Çiş kokusu ve Paris kelimeleri aklınızda çok iyi birleşmiyor olabilir ama söz veriyorum, birleştireceğim ileriki yazılarımda...


Sıranın sonuna geldiğimizde görevliyle karşılaşabildik, pasaport kontrolü, basılan damga sesi ve ardından Fransa'ya girmiş bulunuyoruz...

Havalimanlarında hiçbir talebayı, ışıklı göstergeleri takip etmeseniz bile kalabalıkları takip ederek bavulunuza ve oradan da çıkışa ulaşabileceğinizi biliyor muydunuz? Kesinlikle, ulaşabilirsiniz :) Biz de kalabalıkla beraber bavulumuza vardık, havalimanından çıkmak üzere ilerlemeye başladık.



Bu seyahate çıkmadan evvel o kadar çok konuyu araştırdık ki inanamazsınız. Ancak sonunda en iyi bilgiyi havalimanının çıkış notkasındaki "Tourist Information" "Turist Bilgilendirme" bölümünden alabileceğimizi bilmiyorduk. Yazıyorum ki sizler de bilin, direkt olarak oraya gidin istiyorum. Havalimanından çıkmadan önce ilgili tabelaları takip ederseniz bu masanın tam önüne düşüveriyorsunuz. Oradan bilgi almak için bulunan herkesin çok sorusu var aklında, bir de dil sorunu araya katılınca orada da uzun bir sıra var ama sakın vazgeçmeyin ve bekleyin.

Sonunda sıra bize geldi. Karşımızda çok içten, kendini bizi bilgilendirmeye adamış gibi görünen Afrika kökenli güzel mi güzel bir kız karşıladı. Genel kanının gerçek olduğu gibi İngilizce konuşmaya pek sıcak bakmayan Fransızların aksine sınırlarını zorlamak pahasına bizimle konuşmaya çalışan güler yüzlü bu hanımefendiye derdimizi anlattık, 8 gün kalacağımızı ve metro kullanacağımızı söyledik. Haftalık metro biletlerimiz için bilgileri, Disneyland biletlerimizi, broşürleri, müze bilgilerini, metro ve şehir haritasını derken ihtiyacımız olan her bilgiyi bu masadan aldık.

Havalimanından çıkışta ne tarafa gideceğinizi, kalacağınız yerin adresini ve bilgilerinizi de yetkili kişiyle paylaşırsanız direkt olarak havalimanından otele nasıl ulaşacağınız, tam bulunduğunuz noktadan nasıl devam edeceğinizi detaylıca anlatacaklardır. Havalimanından çıkışta nasıl devam edeceğinize karar verdikten sonra ise taksi, otobüs şeklinde ayrılmış farklı kapıları takip ederek sorunsuz bir şekilde havalimanından ayrılıp Paris maceranıza başlayabilirsiniz!

* Fotoğraf Kaynağı Wikipedia
* Tüm Linkler Ayrı Pencerede Açılır *





10 yorum:

ESRA ERSAL dedi ki...

Herkes sıradan bahsediyor parisle ilgili ama biz ne giderken ne de dönerken hiç sıraya denk gelmedik şanslıyım sanırım :)

ATAHAN İLE HAYAT dedi ki...

evet paris gercekten pis bir sehir ama expo su sayesinde milyonlarca turist akmaya devam ediyor...

Havva Peynirci dedi ki...

ben gittiğimde yani 1996 da paris kral şehir gibiydi yahu!

bazenoyleolur dedi ki...

Sanırım önümüzdeki ay Strasbourg'a yerleşiyorum. Paris'e yönelik ilk yazınızı yazdığınız zaman Paris'i ne çok sevdiğimi hatırlatmıştınız. Sonra şimdi bu kadar kısa zamanda ne çabuk değişmiş hayatım. Merakla serinin devamını bekliyorum.

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

ESRA ERSAL, çok şanslıymışsınız gerçekten :) Bizim de sıralarda geçti seyahatimiz... Hatta sonralara doğru artık sıra beklememek için bazı yerlere girmedik bile, o kadar diyeyim :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

ATAHAN İLE HAYAT, çoook pis ama yahu :S Hatta o kadar ki sonunda İstanbul'un daha temiz olduğuna karar verdik...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Havva Peynirci, sanırım nereye, hangi gözle baktığına göre değişiyor gördüklerimiz... Ben çok büyük hayallerle, aklımdaki çok farklı rüya gibi bir Paris'le gittim... Bu rüyamı ya ben çok abartmışım ya da Paris artık kral şehir değil... Bilemiyorum ki hangisi :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

bazenoyleolur, ne mutlu bana ki ufak hatıralar canlandıysa :)

yumiyum x dedi ki...

paris ve çiş kokusu gerçek mi yani bir de bizi beğenmezler bak sen şu avrupalılara :)
ne güzel bilgiler bunlar ya ellerine sağlık canım.

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

yumiyum x, evet evet evet her yerde ağır bir koku var, fena durum :S