6 Ağustos 2014 Çarşamba

Eiffel Kulesi - PARİS GEZİ YAZI DİZİSİ #5


Evet, Paris yazılarımın en heyecanlısı, belki en sıradanı ama beni en mutlu edenine geldik, Eiffel Kulesi (En: Eiffel Tower, Fr: La Tour Eiffel)... Malumunuz turistik pazarlamalarla cıcığı çıkartılmış ve gereğinden fazla sömürülmüş bu muhteşem yapı bizim için de herkes gibi Paris'e gidince ilk görülmesi gereken yerdi. Ancak popüler olan her şeye karşı korumaya çalıştığım mesafe gibi bu yapıya da fazla anlam yüklememeye, tamam amcacım ellerine sağlık güzel yapmışsın demeye kararlıydım ki canlısını görene kadar!

Bu güzel hanımefendiyi uzaktan görünce bile "Aman tanrım!" diye iç geçirdik. Fotoğraflarında görünenden çok daha büyük, görkemli, zarif olması çok şaşırttı beni. Gerçekten de çok büyükmüş! Bu kadar büyük ve demir bir yapının bu kadar zarif, narin görünmesi ise mühendisinin başarısıdır. Paris'te olduğumuz süre boyunca her yerde gözüm Eiffel Kulesi'ni aradı, her gördüğümde "ahh çok güzel" diye iç geçirdim, gözlerimle yedim yedim bitirdim :)

Gerek metroda, gerek otobüslerde her şekilde Eiffel Kulesi'ne yönlendirmeler, tabelalar bulunuyor. Bu nedenle kaybolmanız, bulamamanızın imkanı yok. Bulduğunuzda ise bırakmayın, uzun uzun tadını çıkartın, tatilinizin süresine göre ise birden fazla defa gitmenizde fayda olacaktır...


Eiffel Kulesi'ne Paris'in tüm ünlü mekanları gibi sabahın köründe gitmekte fayda var. Çünkü Paris demek sıra demek, Eiffel demek ise daha fazla sıra demek! Tam da bu nedenle sabah 09.00'da kapısında olmanızı tavsiye ediyorum. Biz 10.00'da kapısındaydık ve 45 dakika kadar sıra bekledik! Gün içerisinde sanırım 2 saatten fazla sıra bekleniyormuş... Eğer ki ben bacacıklarıma güvenirim ve merdivenleri çıkarım diyorsanız sadece merdiven çıkışı olan bir gişe var ve biletinizi oradan alıp direkt olarak merdivene çıkmaya başlayabiliyorsunuz. Sıra ise yok denecek kadar az... Ancak merdiven ise yok denecek kadar az değil, 300 basamak ilk kata, 300 basamak daha ikinci kata çıkıyor. Haydi bacaklara kuvvet! Bizim malesef ki yapmayı atladığımız ama mutlaka sizlere tavsiye edeceğim çözüm ise seyahatiniz öncesinde biletinizi internetten almanız, biletinizin çıktısıyla beraber kapıya gitmeniz ve sıra beklemeden hooop diye asansöre atlamanız. Çok akıllıca değil mi... Biz malesef ki bunu akıl edemedik :/

Neyse, sağlık olsun, kısmet diyelim... Biletinizi almayı başardıktan sonra çantalarınız ve siz hepberaber güvenlik kontrolünden geçiyorsunuz. Ne kontrolü yaptıklarını bilmiyorum ama bir sebebi vardır elbet... Güvenlik kontrolünden sonra asansör sırası bekliyorsunuz. Çok şükür ki ilk asansöre biniş çok sistemli ve hızlı oluyor, tahmini 10-15 dakika içerisinde asansöre binmiş oluyorsunuz. Asansöre bindikten sonra vardığınız katta oldukça güzel bir manzara sizi bekliyor. İnsanların toplu iğne başı kadar göründüğü bir yükseklikte değilsiniz, her şeyi rahatça seçebiliyorsunuz ve Paris manzarası emrinize amade... Bu noktada bol bol fotoğraf çekmeyi unutmayın. Fotoğraf çekmeye kendinizi kaptırıp da canlı canlı gözlerinizle uzun uzun izlemeyi de unutmayın, yüksekteki temiz havanın tadını ve sessizliğinin keyfini de çıkartın. 

İlk bölümdeki keyfinizi tamamladığınızda orta kısımdaki insan kalabalığı, itiş kakış dikkatinizi çekecektir. İşte orası da en üst kata gitmek için binmeniz gereken asansörün sırası! Siz de biraz itişin kakışın ve kendinizi sıraya dahil edin, beklemeye başlayın... Biz yaklaşık 40-45 dakika da burada bekledik... Asansör sıramız geldiğinde ise öyle bir istiflendik ki göğüs hizama kaldırdığım ellerimi geri indiremedim... Nefes almak bile zordu... Ancak bu asansör yolculuğunun sonunda bekleyen manzara her şeye değer...


Eiffel Kulesi'nin en tepesine vardığınızda nefes kesici manzara muhteşem... Hava iyice sessizleşmiş, soğumuş, aşağıda koşuşturan insanlar ise artık seçilmiyorlar... Sadece Paris manzarası... Bu katın da uzun uzun tadını çıkartın, fotoğraf çekin ama unutmayın ki manzaraya karşı çektiğiniz fotoğraflardaki manzara sizin arkanızda kaldığı için pek de gerçeği gibi görünmüyor ve o muhteşem etkiyi yaratmıyor. Bu nedenle muhteşem fotoğraflar için çok kendinizi üzmeyin (profesyonel fotoğrafçı olmadığınızı varsayarak bu yorumu yapıyorum). Bir de bu katta rüzgar da oldukça şiddetlenmiş oluyor. Katın etrafında bir tur atın, bir tarafın diğer tarafa göre çok daha az rüzgar aldığını ve sıcak olduğunu göreceksiniz. İşte o taraf sizin fotoğraf bölgeniz olsun ;)


Eiffel Kulesi'nin en üst katını da gezince artık aşağıya inmek kalıyor. Kolay görünüyor değil mi? Malesef ki pek kolay değil... Çünkü asansöre binmek gerekiyor... Asansöre binmek için ise 45 dakikalık bir sıra daha beklemek gerekiyor :) Bu bekleme son da değil... Bu bindiğiniz asansörle alt kata kadar iniyorsunuz ama sonrasında bir asansör aktarması daha yapmanız gerekiyor :) Çok şeker değil mi? Bayıldık... Artık kat kat asansör sırası beklemekten nefret ettiğimiz noktada ara kat ile en alt çıkış noktası arasında tabana kuvvet yaptık ve merdivenleri kullandık. Aman canımmmm merdiven inmek de neymiş diye laf çarpmaya niyetleneniniz var ise "görürüm şekerler sizi" diye yanıt vermek isterim :) Uzuuunn merdiven yolculuğumuz sonunda ayağımızı toprağa bastık ve gişe bilet sırasının üç dört kat daha uzadığını gördük...




Eiffel Kulesi'nden indikten sonra mutlaka etrafında dolaşın, hemen yanındaki parkta biraz oturun, çimenlerde yayılın, şekilde şekile girip fotoğraf çekenlerin arasında kaybolun, yakın çevreden çok güzel fotoğraflar yakalayın, bol bol tadını çıkartın.


Sonrasında ise kalabalıkları takip ederek, sırtınızı Eiffel Kulesi'ne verin ve en güzel Eiffel manzarası olan aşağıdaki resimde görebileceğiniz noktaya varın. Eminim buranın bir adı ve özelliği vardır ama ben bilmiyorum. Bu yüksek balkondan direkt olarak sırtınıza Eiffel Kulesi'ni alarak fotoğraf çekinebilirsiniz...








ULAŞIM:

Metro Hatları: Bir Hakeim (Hat 6) ve Ecole Millitaire (Hat 8). 
Otobüs Hatları: 42, 69, 72, 80, 82, 87

BİLET:
Önemli Tavsiye---İnternetten bilet almak için resmi sitesi  TIK TIK
En Üst Kata Kadar Çıkış 
Yetişkin 15 EUR
12-24 Yaş 13.50 EUR
4-11 Yaş 10.50 EUR
4 Yaş Altı Ücretsiz

1. ve 2. Kata Çıkış (En üst kat hariç)
Yetişkin 9 EUR
12-24 Yaş 7.50 EUR
4-11 Yaş 4.50 EUR
4 Yaş Altı Ücretsiz  



ÇOK KISA TARİHÇE:

Eiffel Kulesi'nin tarihçesini anlatmak bana düşmez ama kısacık öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak isterim. Eiffel Kulesi 1889 Dünya Fuarı'nın girişi olması için Gustave Eiffel tarafından tasarlanmış ve firması tarafından inşaa edilmiş. Tamamen demirden üretilmiş bu zarif yapıya "Iron Lady" "Demir Hanımefendi" de deniliyormuş. Yapıldığı dönemde malesef ki çoğu kişi tarafından beğenilmemiş, uygun görülmemiş, pek takdir edilmemiş, hatta çok ağır şekilde eleştirilmiş. Ancak sonrasında dünya fuarının bitiminde kaldırılmamış ve günümüze kadar sapasağlam ayakta kalmış. Teknik özellikleri bakımından ise aşağı yukarı 81 katlı bir bina uzunluğuna denk gelen, 324 metre boyundaki bu Eiffel Kulesi halen Paris şehrindeki en yüksek yapı olma özelliğini taşıyor. Hatta 41 yıl boyunca dünyadaki insan yapımı en uzun yapı özelliğini de taşımış ki sonrasında yerini diğer uzun yapılara bırakmış durumda. 

Ayrıca Eiffel Kulesi tarihi boyunca pek çok olaya şahit olmuş, hatta ev sahipliği yapmış. Ölenlen, yasadışı bungee jumping yapanlar, yangınlar, ayakları arasından uçakla çmaya çalışıp da öldürülen pilotlar, paraşüt tasarımını göstermek için ilk kattan atlayıp da ölenler... Öyle çok hikayesi varmış ki ben de araştırırken şaşırdım :) 

Günümüzde ise ücretle giriş yapılan tüm dünyadaki yapılar arasında en çok ziyaret edilen güzellik Eiffel Kulesi...


 
* Tüm Linkler Ayrı Pencerede Açılır *





16 yorum:

Havva Peynirci dedi ki...

çok şahane anlatmışsın görmeye niyeti olan herkes gardını alarak gidecektir.mesela sabır yüklenerek:)))
ben 23 nisan da gitmiştim,şansıma hava da çok güzeldi ve kule için bu kadar çok sıra beklememiştim,ancak etrafındaki çimlere uzandığımı hatırlıyorum,çok keyifli güzel güneşli bir gündü.
kuleden şehrin görünümü hayranlık uyandırıcı
teşekkürler

Müjde Dural dedi ki...

Fransızların üçkağıtçılığına şaştım kaldım yuh yani kulenin tepesine kadar çıkmak için ayrı para, bilmem 2. 3. kata çıkmak için ayrı para! "sinekten yağ çıkartır" lafı bunlar için söylenmiş herhalde:))))))))neyse ama e Paris'e gidip de o kuleye çıkmamak olmazdı:)
sevgilerimle

Emel Sevren Pınar dedi ki...

sizde fransız asilzadeleri gibisiniz maşallah:) Mikemmelsiniz:) eyfeli bıraktım size baktım uzun uzun:)))

coletté dedi ki...

Vallahi gitmek isteyenler daha ala rehber bulamazlar. Ben yalnızken pek metroyu kullanmam ,etrafıma bakına bakına gitmek iyi geliyor diyecektim ki otobüsler hakkında bilgi de vermişsin. E daha ne isterim ki değil mi?
Bu arada Emel'e katılıyorum,çok hoşsunuz maşallah! Senin kocaman gülümsemene hayranım . Kalp kalp kalp ♥

bazenoyleolur dedi ki...

Neredeyse tüm Avrupa'yı anlat diyeceğim. Çok güzel anlatmışsın, bayıldım. Çok güzel bir rehber oldu. Her yer için böyle bir rehbere ihtiyaç var. :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Havva Peynirci, çok teşekkürler ♥ Bence de Paris'e giderken her anlamda hazırlıklı gitmek gerekiyor. Değişken hava koşulları, sıralar da bunların arasında :)

Gerçekten sıra beklemeyen şanslı insanlar da varmış demek ki :) Biz çok bekledik malesef... Belki sezon meselesi midir nedir bilmiyorum ki...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Müjde Dural, aynen öyle Müjde ablacığım... Malesef ki yurtdışı demek para demek... En ufak bir müzeye, tarihi bir yere girmek için çokça paralar veriliyor... Ancak adamlar bizim gibi değiller tabiki... Öyle yerleri en güzel halleriyle tutmak için çok çaba sarfediyorlar. Tam da bu nedenle gezilesi yerler oluyor hepsi...

Eiffel kulesini görmeden olmaz, dediğin gibi, orası kesin :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Emel Sevren Pınar, çok teşekkürlerrr ♥ Mutluyuz ondandır, fiziksel bir konu değil yani :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

coletté, otobüs konusunda çok haklısınız. Kesnilikle şehri göre göre çok daha güzel geziliyor. Ancak kısa sürelerde çok yer gezmek için de malesef ki metro daha kullanışlı. 20 Dakikada şehrin bir ucundan diğer ucuna gidebildik.

İltifatlarınız için çok teşekkürler, utanıyorum ben, biliyorsunuz değil mi :) ♥ ♥ ♥

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

bazenoyleolur, çok teşekkürler, beğendiğine çok sevindim :) Bu yazıları hep söylediğim gibi hem kendime ufak notlar olsun, hem de gitmeyi düşünenlere minik de olsa faydam dokunsuz diye yazıyorum. Bu yorumdan başka ne isteyeyim ki ben ♥

Hazel Çelik dedi ki...

yuuh katlar arası ayrımcılık yapılmış resmen :)) soygunculuk bence !

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Hazel Çelik, öyle canım bence de öyle... Ne yapalım, gidiyorsun bir kere, katlanıyorsun her şeye :)

Gokkusagi Dosyasi dedi ki...

Süper anlatmışsın, çok bilgilendirici.;) Bir daha gidersem kesin çıkacağım, özendim! Çünkü benim Eiffel Kulesi maceram, bir keresinde senin annenle foto çekildiğin yerden foto çekmek, bir başka gidişimde ise, kuleye çıkarım diye gidip, haşmetli sırayı görünce anında vazgeçip, orada tanıştığım birileriyle çimlerde bira içmekten ibaretti. :))) Hiç turist kanı yomuş bende valla. :))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Gokkusagi Dosyasi, çok teşekkürler, beğendiğine çok sevindim ♥

"Bu turist bozuk çıktı, geri gönderin" misali olmuş senin durum :) Gerçekten de Paris'e gidince Eiffel'e çıkmadan dönmek olmaazzz :) Bir daha gidile bence ;)

yumiyum x dedi ki...

o nasıl basamak sayısıdır öyle en tepeye merdivenle çıkmak 2 saat sürer herhalde :) her güzelliğin bir bedeli var tabi kolayca en tepeye ulaşmamak da demir leydinin bedeli anlaşılan:)
gitmiş kadar oldum valla harika bu arada Allah mutluluğunuzu daim etsin çok tatlısınız Maşallah:)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

yumiyum x , yorumun için çok teşekkürler :) Aynen öyle, ne saatler ne de kondisyon yetmez bence merdiveni tırmanmaya ;)