11 Ağustos 2014 Pazartesi

Lüksemburg Bahçeleri ve Pantheon - PARİS GEZİ YAZI DİZİSİ #7


Paris gezimizin son gününe kalmış olmasına rağmen en keyif aldığımız günlerden birisini Lüksenburg bahçelerinde geçirdik. Hava da şansımıza çok güzel olunca (güzelden kasıtımız, az da olsa güneşin görünen yüzü), bahçelerde gezmek, dinlenmek, çimenlere karşı ayak uzatmak, önceden hazırlayıp çantalarımıza attığımız sandviçlerimizle öğle yemeğimizi yemek şahane bir keyifti!


Paris'te nereler gezilir? Paris'te gezilecek yerler? anahtar kelimeleriyle yaptığımız aramalarda pek turist merkezi gibi görünmese de 3-4 günden fazla Paris'te kalma şansı yakalayanların mutlaka ziyaret ettikleri bir yer olarak gözümüze çarptı. Son günümüze kadar da tüm turistik yerleri doyasıya gezdiğimiz için bizim programımıza biçilmiş kaftandı.


Her zamanki gibi metrolar, rerler, aktarmalar derken giriş kapısında bulduk kendimizi. 1612 gibi eskiliği ile insanı şaşırtan bir tarihte Merie de Medici tarafından kurulmuş olan bu rüya bahçeleri, daha giriş kapısından itibaren bizim de aklımızı başımızdan aldı. Bildiğim kadarıyla kurulduğu zamandan itibaren sadece kraliyet mensuplarının kullanımına açık olan, ancak Fransız devrimi sonrası halkın da kullanımına sunulmuş, insanın aklını dağıtmak ve nefes almak için kaçabileceği çok güzel bir park halini almış.



Kat kat bahçelerin, dev ağaçların, rengarenk çiçeklerin arasında gezindik bir süre. Paris'te bulunduğumuz süre boyunca elimizden eksik etmediğimiz kreplerimizi ve espressolarımızı da aldık ve süs havuzunun yanındaki koltuklara attık kendimizi. Bir yandan afiyetle kreplerimizi yerken, bir yandan da çocuklara havuzda yüzdürmeleri için kiralanan yelkenli botları izledik. Avrupai çocuk büyütme teknikleri karşısında "ay çocuk düşecek, amannn vallahi bu sefer gitti, boğulur ayol bu havuza  düşerse..." gibi endişeler eşliğinde Türklüğümüzü kanıtlarcasına dertlendik :)


Keyifli dinlenmemizin ardından yürüyüşe devam ettik. İlerleyen saatlerde karnımız acıktı. Bu sefer bahçelerin farklı bir kısmında yine mis gibi yeşilliklere karşı attık kendimizi ve çantamızdaki sanviçlerimizle öğle yemeğimizi yedik.


Yemeğin ardından tam bahçelerden çıkacakken tuvalet ziyareti şart oldu. Paralı tuvaletler sadece Türkiye'de değilmiş, Paris'te de paralı tuvaletler varmış... İki kişi 1EUR karşılığında tuvalete girebildik. Çok alakasız bir şekilde tam tuvalet çıkışında kulağımıza güzel melodiler geldi. Bir ilerledik ki bildiğiniz senfoni orkestrası konseri var. Amerika'dan gelmiş dini bir okulun Avrupa'da verdiği konser turnesine denk gelmişiz. Keyifle bu konseri de izledik, ağaçların altında keyifle dinledik...


Lüksemburg bahçelerinden çıkışta çevresindeki sokakları yürüyerek gezmek, biraz kaybolmak, yeni yerler keşfetmek ve turist akınlarından kurtulmak için etrafta turladık. Laf aramızda biraz da uzak kısımlara geldik, sonunda büyük daire çizdiğimizi farkettik ki karşımızda kocaman bir yapı belirdi. Tabelalara bakınca anladık ki bilinçsiz olarak, meşhur Pantheon'a gelmişiz. Pantheon'un ilk inşaa sebebi Paris'in koruyucu azizesini onurlandırmak olsa da yine Fransız devriminden sonra kilise olma özelliğini kaybetmiş ve Victor Hugo, Voltaire, Jean Jacques Rousseau gibi ünlü Fransız entellektüellerinin gömüldüğü bir anıt mezar halini almış. Yapının özelliği ise Roma'da bulunan meşhur Pantheon'dan esinlenilmiş mimari özellikleri ve sütunlarıymış.


Yolumuzu kaybetmemizin sonucunda, vaktimiz kalmaz diye gezi listemizden çıkarttığımız Pantheon'u da görmüş olduk. Önce Lüksemburg bahçeleri ve ardından da Pantheon gezilince Paris'teki son günümüz tadından yenmez bir hal aldı ;)

Sevgili Deeptone aşağıdaki yorumunda söyledi ki bu bahçelerin ismini taşıyan bir şarkı da varmış. Bu katkısı için çok teşekkür ederim, hiç bilgim yoktu. Buyrunuz sizinle de videosunu paylaşıyorum. Hem güzel müzik hem de bahçeden görüntüler geliyor :)


* Tüm Linkler Ayrı Pencerede Açılır *





18 yorum:

Havva Peynirci dedi ki...

tadı da böyle çıkarılır bir şehri gezmenin:)
orada uzunca kalabildiniz,ileriki yazılarında insan ve toplum davranışlarını da anlatsana.
benim çok ilgimi çekiyor yaşam tarzı

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Havva Peynirci, planımda var kesinlike :) Şimdi sırada biraz daha müze, önemli yerler, tarihi ayrıntılar var yazacağım... Onların ardından gözlemlediğim (ki bilhassa izledim insanları) sosyal hayatı, alışveriş, yaşam tarzı, evler, alışkanlıklar gibi detayları bilebildiğim kadar yazacağım :)

CEREN DEREN dedi ki...

Fotolar harika seninle yeniden gezdim özlem giderdim :)

zeynep aa dedi ki...

ben de geçen sene ilk kez gittim parise ve tek kelimeyle bayıldım!
bir taraftan "popüler kültürün tuzağı bu, metrolar da çok kötü kokuyor hem, herhangi bir şehir işte abartmaya gerek yok" desem de bir tarafım resmen ağzı açık hayallere daldı paris sokaklarında :)
biz kapanış saatine denk gelip lüksemburg bahçelerine girememiş ve çok üzülmüştük. şimdi burada okuyunca gitmiş gibi oldum :)
ellerinize sağlık, tüm paris yazılarınız çok güzel.

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

CEREN DEREN, ahh ne mutlu anıları geri getirdiysem :) ♥

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

zeynep aa, işte çelişkili duygular var bende de... Son, özet fikrimi son yazıma saklıyorum açıkçası, arkası yarın hesabı ;)

Beğenmene çok sevindim, çok teşekkürler bu güzel yorum için ♥

deeptone dedi ki...

ayyyyy baksanaaaa le jardin de luxembourg şarkısı var ya o da çok güzeeel :)

meltem dedi ki...

Sevgiliyle ve anneyle ne güzel olmuştur Paris gezisi bende diğer yazılarını merakla bekliyorum iyi eğlenceler.

Emrah Özdemir dedi ki...

Çok güzel gezi olmuş. Gitmiş kadar oldum. Resimlerde çok güzel . Keyifli gezmeler dilerim efendim.

safransarı dedi ki...

iyi gezdiniz he :d
yarasın (:

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

deeptone, şarkıyı hiç bilmiyordum hemen baktım, çok güzel ♥ Hemen yazıma ekliyorum müsadenle, çok teşekkürler :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

meltem, çok teşekkürler, kesinlikle çok güzel oldu, daha ne isteyeyim ki ben :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Emrah Özdemir , çok teşekkürler Emrah'cığım, geçrekten bol keyifli ve çok güzel bir geziydi. Şimdi oturup tek tek yazmak, hatırlamak ise neredeyse daha güzel :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

safransarı, yook öyle deme ama bir defa gezdik ama bir aydır konuşa konuşa, yaza yaza bitiremiyorum :)) Sömürdüm konuyu :)

Ahu Kader dedi ki...

Cok güzel fotograflar canim benim. Vallahi eskiden ben Türkiye de otobüs yolculugu yaparken para ile tuvalete gidiyoruz - diye söylenirdim. Sonra burada da cikti. Ama genellikle 50 Cent karsiligi cok temiz tuvaletler kullaniyorsun. Parasina deger.

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Ahu Kader, teşekkürler Ahu'cuğum, o gün ışık güzeldi sanırım, renkler çok etkileyici çıktı gerçekten ♥

Paris'te tuvalet maceralarımız da var aslına bakarsan... Hatta bir gün şu robot gibi kendi kendini temizleyen umumi tuvaletler var ya, işte onlara bile girdik :))

Yok yok biz de 50 cent verdik, demek ki her yerde aynı fiyat...

yumiyum x dedi ki...

konsere denk gelmeniz şahane olmuş. Ağaçlar, çiçekler hepsi harika müthiş bir atmosfer fotoğraflarınıza bayıldım :) elin avrupalılarında bile var demek paralı tuvalet çok güldüm buna ya çıkışta kolonya da tuttular mı ;) :D

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

yumiyum x, evet, tam da tuvalet çıkışında klasik müzikle karşılanmak güzel oldu :))

Gerçekten de paralıydı, iki kişi 1EUR :D