9 Mayıs 2014 Cuma

Birisi "Takıntı" Mı Dedi?


Sevgili KEDİCİ TEYZE ve BÜCÜRÜK VE BEN bloglarının sahibi Müjde ablamız dedi ki "Takıntılarınızı Yazın", "Hangisini?" diye sordum içimden... Öyle çok ki :) Elimden geldiği kadar düzenli bir şekilde aklıma ilk gelenleri sıralamaya çalışacağım. Buyurunuz:

Saat/Dakika Takıntısı: Benim hayatımı en çok yoran takıntım bu olsa gerek. Bilhassa sabahları hazırlanırken çok canımı sıkıyor. Nasıl mı? Şöyle ki, her sabah 06.00'da alarmım çalıyor. Yataktan kalkıp lavaboya gitmek üzere yoldayken ise saatin 06.01 olması gerekiyor :) Sonra hazırlanıp, saçımı başımı topladıktan sonra giyinmek üzere odaya döndüğümde saatin 06.20, kahve ve tost yapmaya mutfağa gittiğimde ise 06.25 olması gerekiyor :) Mutfakta işim bittikten sonra kahvemle beraber salona geçip haberleri açtığımda ise 06.35 olmalı :) Bu dakikaların aksi olursa ne olur, derseniz, "Geç kaldım" psikolojisi ;)

Düzen Takıntısı: Düzen takıntısından kastım pek de alışılageldiği gibi "evdeki düzen" meselesi değil. Evde yaptığım çeşitli işlerin yapılışı sırasında düzen ile ilgili problemim var. Her zaman aynı sırada olacak :) Hep aynı sırayla, aynı işlerle temizlik yapılacak. Yemek, hazırlanmak, giyinmek , makyaj yapmak sırasında da düzenl hep aynı olacak :)

Şerit Takıntısı: Evet yanlış duymadınız :) Araba kullanırken sürekli kullandığım yollarda, hep aynı şeritlerde gitme gibi bir takıntım var. Bazı yerlerde sol şerit, bazılarında sağ ve orta... Elimden geldiği kadar bu düzenlere uymaya çalışıyorum :)

Düzgün Cümle Takıntısı: Konuşurken de yazarken de bu takıntıya sahibim. Elimden geldiği kadar düzgün cümleler, kelimeler kullanmaya çalışıyorum.

Buluşma Saatleri Takıntısı: Birisiyle buluşulacaksa, bir yere saat sözü verilerek gidilecekse mutlaka o saatte ya da öncesinde orada olmak istiyorum, geç kalmak ya da söz verdiğim kişiyi bekletmek, en korktuğum şeylerden birisi. Bu takıntım eskiden çok daha fazlaydı, bazı yerlere buluşma saatinden yarım saat önce gitmişliğim vardır. Ayrıca geç kaldığımda, buluşacağım kişiden yüzbinmilyon defa özür dilerdim, artık o kadar takmamaya çalışıyorum.

Pazar Akşamı Rutini Takıntısı: Pazar akşamı değiştirilmiş yatak çarşafı, temiz pijama ve duşun ardından yatağa girmeliyim. Nedense bu "tam" temizlik hissi ile yeni haftaya başlamazsam işler ters gider gibi geliyor.

Kalabalıkta Durduğum Yer Takıntısı: Eğer çok kalabalık ve kapalı bir alanda ayakta duruyorsam beni en rahat ettiren yer, sırtımı duvara verebildiğim, dış kısımdır.

♥ Tırnak Takıntısı: Son olarak da daha önce bir yazımda paylaştığım (TIK TIK) tırnak takıntımdan bahsedeyim. Uzun, pis, bakımsız tırnaklara katlanamıyorum. Bakınca bile rahatsız oluyorum... Kadınlarda da uzun tırnakları hiç estetik ve hijyenik bulmazken, erkeklerdeki uzun tırnakları ise anlayamıyorum. Sırf bu nedenle takıntılı bir şekilde sürekli tırnaklarımı dibinden kesiyorum (Tırnaklarımı görenler dipten kestiğime inanamıyorlar. Tırnaklarımın tutunduğu iç et kısmı o kadar uzun ki dibinden kestiğimde bile parmağımla aynı boyda oluyor)

Yukarıda sıraladığım takıntılarım, bazılarınıza "deli bu kız, psikolojik tedaviye ihtiyacı var" dedirtebilirken, bazılarınıza ise "normal ki bunlar" diye hissettirebilir. Hayatımızdaki takıntılarımızın bizlere köstek olduğu fikrindeyim. İşte tam da bu nedenle bu takıntılarım, zayıflıklarım üzerinde durmaya ve ufak ufak kurtulmaya çalışıyorum. Belki bir gün gelir, buraya yazdığım takıntılarımdan büyük ölçüde kurtulmuş, daha ferah bir insan olmuş görürüm kendimi.

Sizlerin takıntılarınız neler? 

22 yorum:

insanyavrusu dedi ki...

mimmi buuuuuu?
:)

ESRA ERSAL dedi ki...

Şerit Takıntın beni dehşete sürükledi :)))) İnş trafikte karşılaşmayız :)))))

Emrah Özdemir dedi ki...

Takıntı kimde yok ki efendim. Bir kaç takıntı dışında bende de mevcut bu takıntılardan.

Burcu dedi ki...

O saat/dakika takıntısının aynısından bende de var :)
Pazar akşamı rutini takıntısı da gayet hoş ve rahatlatıcı bir takıntı bence :)

Hazel Çelik dedi ki...

Buluşma Saatleri Takıntısı bende de var beklerim ama bekletmem :)) takıntılarımız öyle çok ki bende mimlenmiştim unutmuştum yapiiim en kısa sürede :))

Nur Kibritci dedi ki...

Demek ki yalnız değilmişim :)) kızım ve oğlum bunları okumalı benimle baya dalga geçiyorlar takıntılarım yüzünden.
Temizlik;
düzen;
çamaşır asarken bile bir düzenim var büyükten küçüğe renk tonuna kadar dizerim.
Saat;
evde ki saatler beş dakika ileridir.Bazen pazar günü yataktan fırlarım geç kaldım diye acayip panik olurum.
Süpriz hiç sevmem mesela aklım çıkar.
Koku;
yaz aylarında bunun çok sıkıntısını çekiyorum.Peçetesiz sokağa çıkmam.Nefret ediyorum insanların ter ve vücud kokularından su mu yok her gün duşa girin, lütfen iki gün aynı şeyleri giymeyin kokuyorsunuz yaaaa...
İş yerlerinde ki tuvaletler;
mümkün olsa asla kullanmıyacağım ama akşama kadar olamıyor işte bu ritüelli takıntımdan hiç bahsetmiyorum bitiremem yaza yaza :))
İş yerinde ki çıkan yemekten asla yemem ,çatal kaşığım tabağım bardağım da ayrıdır evden getiririm salata veya meyve.İş yerinde gıcık olduğum tiplerin elledikleri yerleri asla ellemem mesela.Kapı kolları; tamam susuyorum belki de ben hastayım :/
Kısacası feci takıntılıyım ben de.
Siz evde kedi besliyorsunuz ben asla yapamam ki hayvanları çok fazla severim ama evde mümkün değil(denedim ama olmadı).Sevgiler...

Müjde Dural dedi ki...

Öncelikle teşekkür ediyorum canım, ilgiyle okudum, birisiyle buluşmaya ben de geç kalmaktan korkarım, buluşacağım kişiyi bekletmek korkusu ...hoş değil...düzgün cümle takıntısı da var, hatta biliyorsun Türkçe konuşma takıntısı da:))yani sakın kendini kötü hissetme hepimiz takıntılıyız:)))
sevgilerimle

Havva Peynirci dedi ki...

bana hepsi normal geldi:)

Gokkusagi Dosyasi dedi ki...

Şerit takıntısı ilginçmiş gerçekten.:) Hepsini keyifle okudum. Bende bir psikiyatristin hastalarından derlediği "Takıntılar" diye bir kitap var... İnan bana, oradaki vakaları okuyunca hepimizin takıntıları öyle masum kalıyor ki!:))
Adamcağızın birinde kuduz olma fobisi/takıntısı varmış... Taa yolun karşısında yürüyen köpeği görüyor (baya uzakta) ve "Acaba ısırdı mı beni?" takıntısı içinde boğuluyor günlerce.. Ve bunu hep yaşıyor... Bu sadece bir örnek. Çok üzülmüştüm okuyunca... Bizimkiler hafif yani.:)

Shingetsu ve Pisileri dedi ki...

Beklemek ve bekletmek en nefret ettiğim ikili. Takıntılarını sevdim bu arada; artık nasıl oluyorsa:)..Sevgiler...

levent saltı dedi ki...

Bir zamanlar çok çektim takıntılardan ya. Beni öldürüyordu ciddi anlamda. Artık kurtulumm :)

Ve size bir mimim var kızlı erkekli kedili :) kediyumagi.blogspot.com

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

insanyavrusu, benim yanıtlamakta çok geç kaldığım bir mimdi :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

ESRA ERSAL, :))) Şimdi şerit takıntımı okuyan herkese açayım. Her gün kullandığım, trafiğin yoğun olduğu yolda senelerdir gide-gele en iyi akan şeritleri, en güvenli şeritleri buldum kendimce. Takıntımın asıl sebebi budur aslında :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Emrah Özdemir, ama ne büyük yük koyuyor sırtımıza, düşünsene... Hep koşturmacadan kaynaklı bu hallerimiz...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Burcu, ah Burcu'cuğum anlarsın o zaman sen beni... Beni en çok yoran takıntım saat/dakika mevzusu... Sürekli bir geç kalacağım hissi, saat kontrol etmek... Üzerimden atmak istiyorum ama o kadar "ben" olmuş ki, zorlanıyorum...

Pazar günü ise keyif tamamen :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Hazel Çelik , kesinlikle, hepimizde bolca var, mutlaka yapmalısın, birbirimizi okudukça, kendimizi normal görüyoruz, iyi oluyor :))

Aynen, beklerim ama bekletmem ;)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Nur Kibritci, hiç dalga geçmesinler bence, herkesin kendine göre farklı takıntıları var, onların da vardır ya da ileride olacaktır ;)

Haftasonu benim de öyle panikle uyandığım olmuştur, geç kaldım, diyerek. Hatta bazen gece yarısı uyanırım, sabah oldu saat çaldı ama ben duymadım, diyere. Sonra bir bakarım saat daha gecenin üçü :)

Takıntılarımız konusunda hepimiz çalışmalıyız aslında. Büyük yük sırtımızda, büyük zorluk... Teker teker minik minik uğraşmalıyız, daha özgür yapmaya çalışmalıyız.

Sevgiler ♥

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Müjde Dural, asıl ben teşekkür ederim, çok keyifle yazdım, yazarken kendimle yüzleştim, düşündüm, kararlar bile aldım :) Yazarken gözüme daha büyük göründü takıldığım konular, hayatımdan hepsini çıkartacağım, teşekkürler ♥

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Havva Peynirci, bu kısa yoruma bayıldım ama bennn :))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Gokkusagi Dosyasi, Eylül'cüğüm, şerit takıntısı pek insanda yoktur, tahmin ediyorum :))

Kitaptan bahsettiğin konu ise korkunç bir şey... Isırılmadan, acaba ısırıldım mı, diye yaşanan endişeyle bir ömür boyu yaşamak... Çok üzücü, dayanılmaz bir şeydir...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Shingetsu ve Pisileri, benim de öyle, saygısızlığa kadar gider bu konu.. Sevdin demek, memnun oldum çok :)))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

levent saltı , ben de kurtulacağım, böyle alt alta yazınca daha çok vurdu yüzüme, bunlarla yaşanmaz dedim bu yazı sayesinde... Teker teker, minik minik çalışacağım üstünde.

Koştum görüdüm şimdi, çok teşekkürler! Çarşamba günü yayında olacak mim :))