29 Nisan 2015 Çarşamba

Hamilelerin Manyetik Güvenlik Kontrollerinden Geçmesi Zararlı mı?



Hamile kaldığımdan beri bu konuya çok takıldım: Hamilelerin Manyetik Güvenlik Kapılarından Geçmesi Doğru mu, Değil mi?

Araştırdım, sordum soruşturdum, dünyada nasıl uygulama var... Sonuçta karar: Hamilelerin manyetik güvenlik kapılarından geçmelerinde hiç bir sakınca yok! Peki Türkiye'de neden güzel anne adayları bu kapılardan geçmiyorlar? Kimse bilmiyor... Ya da anne adayları bu konuyu araştırıp mı karar vermişler geçmemeye? Yoo, hamileler hep böyle yapıyor diyip, sorgulamamışlar...

Peki bu konunun aslı astarı nedir? Öğrendiklerimi hiçbir uzmanlığım olmaksızın sadece kendi fikirlerim olarak sizlerle paylaşmak isterim.

İlk olarak şunu netleştirmek gerekiyor ki bu güvenlik kontrol kapıları hayatımızın her noktasında bulunuyor. İşyeri girişlerimizde, hastanelerde, alışveriş merkezlerinde, havalimanları gibi her yerde var... Bu kontrol noktalarındaki güvenlik geçiş kapıları sanılanın aksine hiçbir şekilde radyasyon içermiyor, tamamen manyetik alan mantığı ile çalışan bir kontrol. Yani aslına bakarsanız MR cihazlarından hiçbir farkı yok, aksine çok çok daha hafif bir etkisi var. Peki hamileyken MR'a giriliyor mu? Evet giriliyor ve doktorlar da hiçbir sakıncası olmadığını söylüyorlar, çünkü ortada bir radyasyon yok...

Bir de bu kapılardan geçmeyip de teklif edilmesi halinde güvenlik görevlileri tarafından ellerinde tutulan portatif metal dedektörleriyle kontrolü kabul eden güzel anne adaylarını bir defa daha düşünmeye davet ediyorum. Kapıdan geçmek sakıncalı kabul ediliyor ama aynı görevi gören portatif cihazın göbeğine göbeğine doğru tutturmakta bir sakınca görmüyor. Yapmayın güzel anneler, etmeyin.

Peki tehlike nerede başlıyor? İşte bu kontrol noktalarında bulunan, içerisine çantalarımızı verdiğimiz röntgen cihazında başlıyor. Tabiki adı röntgen cihazı değil ama benim basit mantığımda böyle bir adı var :) Yani o çantamızı bir tarafından verip, öteki tarafından aldığımız, x ışınlarıyla çalışan kapalı cihaz tehlikeli. Peki neden? Çünkü radyasyon içeriyor, x ışınlarıyla çalıştığı için bir nevi röntgen cihazı. Zaten güvenlik personeli de önündeki ekranda, çantanızın içini görüyor.

Yani bunu yapmak sakıncalı:



İşte bu cihazın içerisine girip, güvenlik tarafından ekranda kontrol edilmediğiniz müddetçe (yani benim gözümde röntgeniniz çekilmediği müddetçe) güvenlik kontrol kapılarından geçmenizde hiçbir sıkıntı yok. Hatta ofislerimizdeki dandik fotokopi makinelerini kapağı açık olarak kullanmak ya da günde 10 saat göz ayırmadan baktığımız bilgisayar ekranlarımızda bile daha büyük zarar var, o kadar söyleyeyim...

Peki bu güvenlik kapılarından geçmeme telaşı nasıl başladı acaba güzel anne adaylarında? Ben de pek bilmiyorum ama tahminim o ki bir dedikodu çıktı önce, ardından da kabul gördü. Hatta "Karnımdakine zararı varsa, yürüyen bebeğime/çocuğuma da zararı vardır" diyerek çocuklarını, bebeklerini de geçirmemeye başladılar. Güvenlik görevlileri ise bunu normal sayıp, daha anne adayı yeltenmeden, yandaki bantlı kapıyı açıp buyur etmeye giriştiler. Böyle böyle yanlış bilgilerle, yanlış uygulamalar yerleşti.

Peki Türkiye dışında dünyada durum nasılmış? Hiçbir ülkede bizzat test etmemiş olduğumu, bu bilgiyi internet üzerinden edindiğimi not düşerek, yurtdışında anne adaylarına ve çocuklara böyle bir ayrımcılık yapılmadığını öğrenmiş bulunuyorum. Yani onlar da herkes gibi manyetik güvenlik kapılarından geçmek zorundalar. 

Hamileliğimin ilk günlerinde yaptığım bu araştırma sonucunda bu hurafelere aklımı kapattım ve normal bir vatandaş gibi güvenlik kontrollerinden geçiyorum. Şaşıranlar, yandan geçirmeye çalışanlar, anlatığımda "Aaa olur mu öyle şey, çok zararlı!" diye tepki verenler ise hayatımda sabitler. Ben ise çocuğumu hamileliğimden itibaren bilgiyle, akılla ve araştırmacı olarak yetiştirmek, çocuğuma da böyle öğretmek istiyorum. Ayrıca bu konuyu doktorlarına danışsalar doğru yanıtı alabilecekken, hurafelerle yaşayan ve başkalarını da bunlara inandırmaya çalışanlara da ayrıca mesafeli durulması gerektiğini de tembihleyeceğim çocuğuma :)

Bugünkü hamile hormonlu, hafif atarlı anne adayından bu kadar. Başka bir atarlanma gününde, baskın hormonlarla görüşmek dileğiyle, esenlikler!


14 yorum:

cerenmus dedi ki...

Ay sorma, daha neler ne hurafeler var.. Bir de bunlara inandırılan Türk anne adaylarının eskeza çıktıkları yurtdışında bu güvenlik kapıları önünde verdikleri savaş var ki, gül gül dur :) Bir de çocuğun olunca, çocuğunu atlatmaya çalışan insanlar olacak, o da ayrı bir komedi.

Hazel Çelik dedi ki...

ben kapıdan geçmiyorum, ama sonrasında metal dedektörüyle de aratmıyorum o zaman ne anladım. kontrol edecekse illa eliyle eder ki şimdiye kadar aaa yok illah arıcam üstünüzü diyen olmadı. Örneğin kalp ameliyatı geçirmiş kişilere özel kartlar veriliyor ve onlar da bu kapılardan geçmiyorlar bu sebeple illa ki bir zararı var ki hastalara izin vermiyorlar neden ben geçeyim ki? Mesela birde vücudunda kitleler olanlarında geçmesi sakıncalı diye biliyorum .. Kısacası ben geçmiyorum doğurduktan sonra da geçmeyi düşünmüyorum :)

audrey dedi ki...

senin deyiminle röntgen cihazı evet çok zararlı çantamızı almak için bile elimizi yakına getirmememizi istiyor bazı bilinçli görevliler ama kapıları ben de az da olsa radyasyon içeriyor diye biliyordum hatta iş yerinde günde bir kaç defa geçmek zorunda olduğumuz içi de bazı kontrolleri atlıyorum artık..

Deda Mutlu dedi ki...

Ben de çok yeni anne adayı olarak; arkadaşımın bu hurafeyle ilgili şiddetli uyarılarına kulak asmadan geçiyorum x-ray kapılarından. Birçok uzman yazısı-yorum okuyarak yanlış yapmadağımdan emin olmaya çalışıyordum. Bir kez daha emin oldum, teşekkür ederim:) Hem zaten yeni hamilenin bu cihazlardan geçmemesi, özellikle işyerinde ise herkese hamileliğni ilan etmesi gibi oluyor ki, bu da hoşuma gitmedi açıkcası :)

Persephone dedi ki...

Bir çok şeyi neden yaptığımızı bilmiyoruz, araştırmıyoruz da... Herkes yapıyorsa biz de yapmalıyız diyoruz... Tabii bu anormal bir durum değil, anormal olan araştırmadan yapmaya devam etmek... Çok güzel bir bilgi olmuş hem hamile anneler için hem de biz hamile olmayan anneler için;) Sevgiler...

Bak Bu Harika dedi ki...

Ben hiç geçemdim valla:) Seni takibe aldım. Ben de bloğuma beklerim.

http://www.bakbuharika.com/

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

cerenmus, doğru diyorsun, bir de çocuğu atlatmaya çalışacaklar, doğurunca da bitmeyecek yani :) İşte, hurafeler yerine araştırsak, doktorumuza sorsak mesela...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Hazel Çelik, iyi yapmışsın :) Kalp pili mevzusu tabiki geçerli ve aslında doktorlarımızın da "geçebilirsiniz" bilgilerini teyid eden nitelikte... Sonuçta pilden bahsediyoruz ve güvenlik kontrolleri de manyetik alan yaratıyor. Bu manyetik alan, pile zarar veriyor ve ritim sorunu yaratıyor. Pil ve manyetik alan ;)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

audrey, kesinlikle x ray cihazları çok sakıncalıymış ve dediğin gibi çantamızı almak için dahi elimizi bariyerlerin arkasına sokmamalıymışız. Ancak kapılar x ışınlı değil, manyetik alan sadece. x Işınlı olsa, bir görüntüleme sistemi olurdu. Doktoruna danışırsan için rahatlar ;)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Deda Mutlu, x ray değil, manyetik olduğu için geçebiliyoruz zaten :) Kendi doktorum dahil, tüm doktorlar aynı şeyi söylüyorlar zaten ama güzel anne adayları çocuklarının doğumunu ve kendi sağlıkları emanet ettikleri doktorlarına güvenmiyorlar...

Dediğin gibi o konu da ayrı. Sen kimseye söylememek için bebek gelişiminin en riskli döneminde çatır çatır geç kapılardan, sonra "çok sakıncalı" de, olacak iş mi :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Persephone, bir de araştırıp, doğru bilgileri öğrenip de hala yapmaya devam etmek ya da savunmak var ki o tadından yenmiyor ve çoğu güzel anne, anne adayı bunu yapıyor. Gerçekten şaşırıyorum.

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Bak Bu Harika, neden geçmedin peki? Teşekkürler takip ettiğin için.

Yeni Gelin Yeni Hayat dedi ki...

Ama sırf manyetik kapılardan geçmemek için gebeliğe özenen bir ben vardı burada:)
hayallerim suya düştü kiiiii :(

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Yeni Gelin Yeni Hayat, en güzel yorum bu oldu :))) Yani ben öğrendiğimi yazdım, o kadar canın çekerse geçmeyiverirsin, ne olacak ;)