6 Haziran 2014 Cuma

Taksi Mi Hız Treni Mi?

Uzun zamandır ilk defa dün iki sefer taksiye bindim. Unutmuşum takside olmayı... Taksicilerle trafikte boğuşmak, sinirlenmek, taraflarından sıkıştırılmak... Bunlar alıştığımız şeyler ama içerisinde olmak bambaşka bir deneyimmiş...

İki seferde de canımın derdine düştüm, arka koltukta bir o yana bir bu yana savrulurken "Kaza yaparsak hangi camdan fırlarım acaba?" diye sorularda buldum kendimi. Hız treninden farksız, adrenalin dolu seyahatlerdi benim için.

Öncelikle arabalarda hep ağır bir koku vardı. Bu koku pislik ya da ter kokusu değil, ağır bir araba kokusu gibi... Büyük ihtimalle arabaya bir koku sıkıyorlar ama öyle ağır kokuyor ki... Sevgili taksiciler, şöyle çiçekli misss gibi kokular var, onları deneseniz?

Arabanın kendisi deseniz, dışarıdan bakınca tertemiz/yeni görünmekle beraber, içerisinde giderken farkettiğiniz şekilde çok külüstür, fren mesafesi çok uzun, basınca durmayan, çukurlara girince çıkamayan bir kalitesizlikteydi.

Bir de işin en önemli kısmı hepimizin bildiği gibi, taksiciler çok sinirli, zerafetten yoksun, benim verdiğim parayla onun müşterisi olduğum fikrini benimsememiş, hizmet fakiri insanlardı... Sonuçta ben neden taksiye biniyorum? Özel hizmet almak için. Bunu istemesem taksi ile 15TL verdiğim yere, otobüs ile 1.50TL'ya gidebilirim. Ancak taksicilerde aksi bir hal var "Geldi yine müşteri, offff" tavrı... E kardeş, ben gelmesem nasıl para kazanacaksın?

Tüm bu yazdıklarımı bir taksici okusa ya da söylesem, "Kolaysa sen bütün gün İstanbul trafiğinde direksiyon salla hanımmm" diye celallenir. "Sen de kolaysa gel benim işimi yap" diye cevap versen de üzerine saldırır sanırım... Hepimizin işleri kendimize göre zor. Kimimizin daha fiziksel, kimimizin zihinsel, kimimizin sosyal zorlukları var gün içerisinde boğuştuğumuz. İşini layıkıyla yapmamanın affı ise "işinin zorluğu" olamaz...


15 yorum:

Havva Peynirci dedi ki...

günaydın,
katılmamak imkansız sözlerine.
tabi bu durumun vahameti ticari taksilerinin çoğunda sahipleri değil şoförleri olması:(
bakım ve onarım kullanıcıya ait,aracın sahibi ancak aldığı paraya bakıyor.bu durumda bazı zorunluluklar lazım aslında,
kiracı ve mülk sahibini mecbur kalmalı hizmet kalitesinde di mi ama?
mutluhaftasonu
sevgiler

Dördüncü Tekil Şahıs dedi ki...

Günaydın..
Taksicilerin genel görünüşü o şekilde haklısın.
Tabi ki işleri zor ama o işi yapıyorsan da hizmet verdiğin insanlara surat asmayacaksın.

Nesrin dedi ki...

Bende tam bu bahsettiğin sebeplerden dolayı taksi fobisi gelişti. Çok çok mecbur kalmadıkça binmem, her bindiğimde de birazdan kaza yapıp öleceğiz diye dua ede ede gidiyorum valla

Nesrin dedi ki...

Bende tam bu bahsettiğin sebeplerden dolayı taksi fobisi gelişti. Çok çok mecbur kalmadıkça binmem, her bindiğimde de birazdan kaza yapıp öleceğiz diye dua ede ede gidiyorum valla

Gulcin dedi ki...

toplu tasima candir :)

Müjde Dural dedi ki...

İyisine, kibarına denk gelirsen ama her zaman olmuyor:( ben de 40 yılda bir mecburiyetten taksiye bineceksem evdeysem durağın taksisini çağırıyorum çoğu tanıyor zaten (veterenir gidiş-gelişlerinden:)))çok efendiler artık tanıdık olduğundan belki.. hiç şikayetçi değilim ama yolda taksiye binmekten senin dediğin sebepler yüzünden hiç istemiyorum:( hele adamı dolandıranlar, yolları mahsus uzatanlar:( koku olayı nefret ediyorum suni her tür koku rahatsız ediyor beni parfüm dahil...hele sigara kokusu sinmişse üüü...bir de koltuklar pis, kıllı mıllı oluyor:((artık taksi çağırırken içimden 'temiz olsun diye dua ediyorum tavsiye ederim:)))treni ise çok severim:) otobüst, dolmuş nefret....:( arabam yok ki paranın gözü çıksın en güzeli o galiba.))
sevgilerimle

xCoach Incompréhensible dedi ki...

canım, o yüzden mekanize edilmiş toplu ulaşım araçları forever diyoruz.

maya dedi ki...

Mimlendiiiiin!

http://yuzleri-arayan-kadin.blogspot.com.tr/2014/06/mimler.html

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Havva Peynirci, doğru söylüyorsun, işletmeci değil, çalışan eleman oluyor taksi şoförü de bu durumda. Sistemde sıkıntı var işte... Her anlamda sonucu da sıkıntılı oluyor...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Dördüncü Tekil Şahıs, bizlerin de zaman zaman surat asasımız geliyor, yaptığımız işten haz etmediğimiz anlar oluyor ama çabalıyoruz, en iyi şekilde yapmak için zorluyoruz kendimizi...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Nesrin , canım işte aynı hissi yaşadım. Şimdi nereden çarparsak hangi camdan fırlarım diye... Çok tehlikeli... Fobi oluşturmya da çok müsait bir konu, çok haklısın.

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Gulcin, doğru söze ne denir. Çok pişman oldum ben de metroyla gitmediğim için

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Müjde Dural, Müjde ablacığım, veteriner gidiş gelişlerinden dedin, çok hoşuma gitti :) Tanıdık taksi durakları kesinlikle çok başarılı. O durağın sokaktan geçen taksisine bin berbat, duraktan çağır medeni... Kokular, kıllar, pislikler, hep aynı... Özel arabada da sıkıntı var, hep trafik, çok trafik...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Coach Incompréhensible, :)) En dertsiz metro, başka yol yok :))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

maya, bu sabah okuduğumda gördüm, aksi olmaz ise bu hafta yanıtlayacağım :) Çok teşekkürler ♥