9 Haziran 2014 Pazartesi

Sevgili Faik, Ahmet ve Anne

Yaz havaları ne kadar da yağmurların esiri olmuş olsa da ısınan hava ve bitmekte olan eğitim öğretim yılının sonucu olarak mahallemizin "sevgili" çocukları sokağa döküldüler.

Malumunuz artık evde camlar da açık, bütün sokak evin içerisinde. Bütün haftasonu boyunca aynı çocuk grubu (tahminen 10 çocuk), sabahtan gece 11-12'lere kadar sokakta oynuyorlar. Bağırışlar, kaykay sesleri, çığlıklar, ağlamalar, kavgalar, gürültüler... Nasıl bir oyun oynadıklarını bilmiyorum... Öyle koşuyorlar ve bağırıyorlar ortalıkta... 

Hiçbir çocuğu tanımıyor olmamıza rağmen çoğunun adını biliyoruz. Bütün gün birbirlerine seslenip, haykırarak bir uçtan bir uca kadar bağırıyorlar... Grubun en popüler çocukları Ahmet ve Faik. Herkes onları çağırıyor... Faikkkkk, Faikkkkk, Faikkkk....

Bir süre sonra bu çağırmalar öyle can sıkıcı bir hal alıyor ki inanamazsınız... Sonunda delirip, sokağa çıkıp Faik'i kolundan tutup, arkadaşına teslim etmek istiyor insan... Faik'i herkes çağırıyor ama Faik kimseye gitmiyor, tam bir kısır döngü...

Ahmet ise biraz daha farklı. Faik gibi "aranılan eleman"dan öte daha çok "kaybolan eleman" halinde. Arkadaşları sürekli olarak onu arıyorlar. "Ahhmmeett?! Ahmet nerdeeee?". Artık nerelere saklanıyor, neler yapıyorsa, herkes onu arıyor, sürekli kaybediyorlar...

Bir de annnneeeeee diye haykıranlar var. Çocuklar bir şekilde sokaktan, evin içerisinde olan annelerine bağırıyorlar. Anneler bu bağırışları ya duymuyor ya da duymamazlıktan geliyorlar, bilmiyorum. Anne bakmadıkça çocuk daha çok bağırıyor, daha çok bağırıyor, anne bakmıyor, daha çok bağırıyor... Aynı Faik'i kolundan tutup arkadaşına teslim etme hissinin benzerini, evlerine gidip de anneyi cama çıkartma hissiyle beraber yaşıyoruz. Bir bak çocuğuna, ne olur, lütfeeen! 

Bu çocukların gürültüsüyle tam bir haftasonu geçirdikten sonra neden çocuksuz hayatımızı huzurlu bulduğumuzu bir defa daha anladık... Huzurluyuz...

Sevgili Faikkkkk, 
Arkadaşların seni çağırdığında ya yanlarına git ya gelmeyeceğini bağır sen de. Ya da birazdan geleceğini belirten bir haykırış at, ne olur, bağırttırma böyle.

Sevgili Annneeee,
Çocuğun sana bağırıyor, sokakta ama bakmıyorsun. Nasıl oluyor bu? Ya bir şeye ihtiyacı varsa? Çocuğunun sana bağırmasını duymuyorsan daha fena... Bu da gösterir ki çocuğunu kontrolsüz olarak sokağa salmışsın... Sonunda çocuğa bakasımız geliyor "Efendim çocuuuummm" diyesimiz geliyor. Ne olur, ilgilen çocuğunla, lütfen...

Sevgili Ahmetttttt,
Madem arkadaşlarınla oynamak için sokağa çıktın, oyna o zaman. Madem bir yerlere kaybolacaksın, saklanacaksın, niye arkadaşlarınla çıkıyorsun, neden onlara vaatlerde bulunuyorsun. Kendi başına çık o zaman sokağa. Sürekli kaybolma, ne olur...

28 yorum:

Havva Peynirci dedi ki...

hah hah ha! çok yaşa emi:)
bu kadar güzel anlatılır mahalle gürültüsü:)
ben şanslıyım,daha doğrusu seçme şansım vardı,evimi arka taraftan seçtim,biz de kimse yok:)))
ancak bişey söylemeden geçemeyeceğim,inan bana trafik sesi,mimibüs,kamyon vb.olacağına çocuk sesi olsun:)
çok sevgiler,iyi bir hafta geçirmen dileğiylr

İrem E. dedi ki...

Hahaha çok iyi ya (:
Evet çocuksuz ortam her zaman daha huzurlu bence de (:
Bizim evin karşısında düşün 4000 öğrencisi olan bir okul var tenefüsteki gürültüyü sen düşün ama bir süre sonra alıştık galiba pek duymuyoruz bir de en üst katta oturmanın bir avantajı (:
Neyse sana sabırlı günler diliyorum başka türlü olmaz çünkü (:

Müjde Dural dedi ki...

:)))))))))bizde de Aleynaaa Aleynaaa Aleynaa..sonunda kimmiş öğrendim de, sevimli bir kız çocuk:))anacığım her gün 20 kez Aleynaaa...:))kolay gelsin canım
sevgiler:)

Burcu dedi ki...

Aynı dertten muzdaribim, bağırmalar, çığırmalar,çığlıklar, kaykay, bisiklet gürültüleri, anne baba haykırışları, ve balkonlara salınan köpeklerin çocuklar bağırdıkça daha çok havlamaları...
"no women no cry" ı "no çocuk no başağrısı" olarak değiştiriyorum müsadenizle :)

Gokkusagi Dosyasi dedi ki...

Nasıl tatlı yazmışsın, çok güldüm okurken! Bir yandan da içime fenalıklar bastı.:)))
Bir arkadaşım (karı-koca evden çalışıyorlar) sırf bu velet gürültüsünden ev değiştirdiler.:))
Çocuk dediğin tabii oynayacak dışarıda, gürültüsü de olacak ama şımarık ve arsız çocuğa gelemiyorum ben. Ve çocuğunun çevreye verdiği rahatsızlığa aldırmayan umarsız annelere.
Sizin de biricik haftasonu tatilinize denk geliyor, kolaylıklar diliyorum valla ne diyeyim. :/

Kitapsız Kedi dedi ki...

Yaz aylarında herkes aynı dertten muzdarip. Gece yarılarına kadar bağırışlar. Gerçi düşünüyorum da, biz de çocukken oynardık sokaklarda bağıra bağıra. Bizde de Ata ve Efe var :)Bir de Dilara Abla :D

xCoach Incompréhensible dedi ki...

o anne diye yırtınan çocuğu ayrı, anasını ayrı yolmak istediğim olmuyor değil.

Depresif Ayu dedi ki...

Yaramaz çocuklara hiç katlanamam, hele de bütün gün bağırıp çağıranlarına. Allah sana sabır versin Kedili Kız :)

Persephone dedi ki...

ahahahaa çok iyi yaaaa yazı da kendimi buldum:D kolay gelsin...sevgiler...

Emrah Özdemir dedi ki...

Aslında 14 yıl önceki ahmet ve faiklerden biride bendim . :D Bende her ikiside mevcuttu :D Çok güzel olmuş efendim yazı keyiflen okudum.

Dördüncü Tekil Şahıs dedi ki...

Süpermiş yaa :D
Bir yandan çekilmez bir hal alsa da kendi çocukluğumu hatırlattı bana anlattıkların. Şimdilerde böyle çocukluğunu yaşayan o kadar az ki. Genelde hepsi bilgisayar başında olduğu için...
Yalnız o anne baya vurdumduymazmış ya :)

Güliz GÜL dedi ki...

Çocukluğuma gittim biran ne güzel anlatmışsınız..

cerenmus dedi ki...

Çok güldüm gerçekten bizim sokaklar böyle bağrış çağrış, burada da çıt çıkmıyor, evde yere düşen yaprak sesini, üstkatta çekilen sifonu falan duyuyorsun. Oldukça ürkütücü :)

Aner dedi ki...

Hahaha ayy sen cok yasa emi diyesim geldi :) hic gulecegim yoktu guldurdun beni :) ne diim sana Allah coook sabir versin. En katlanamadigim ses maalesef cocuk sesi ozellikle cocuk cigligi . Ama burda bazen onuda ozluyorum. Yazdigini okuyumca ozlemekten vazgectim :)
Sevgilerimle

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Havva Peynirci, keşke benim de öyle bir seçme şansım olsaydı :) Tabiki trafik gürültüsü başka bir boyut ama çocuklar da hiç masum değiller :))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

İrem E., annemlerin de evinin bir alt sokağında okul var, aynı dediğin gibi... Bir de tenefüs zili çalınca çığlık atıyor çocuklar hep bir ağızdan, onu da anlamış değilim :))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Müjde Dural, Müjde ablacığım sizin popüler çocuk da Aleyna demek ki :)) Bu çocuk gruplarında popüler çocuklar var, diğerleri hep onları çağırıyor :)))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Burcu'cuğum, sizde yine iyi ki köpekler balkondaymış :) Bizim semt sokak köpekleri ile meşhurdur. Sokak köpeği dediğime bakma, hepsi öyle besili ve sağlıklılar ki... Ev köpeklerinden daha iyi durumdalar, tüm mahalleler besliyoruz hepsini :) Velhasıl, sokaklar köpek dolu olunca, çocuklar da o köpeklerle oynuyorlar, havlamalar bağırışlar :)

Sende de aynı dert olunca anlamışsın beni, size de bize de bol sabırlar olsun :/

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Gokkusagi Dosyasi, Eylül'cüğüm ben de yazarken içime fenalık bastı :)) Ben de kendi adıma konuşmam gerekirse sokakta oynayan bir çocuk olmadım ama hayatımda bir defa tüm yaz boyunca apartmanımızın karşısındaki yeşillikte oynadım... O oyunlar sırasında biz böyle bağırmazdık, annelerimiz hemen cama çıkar ve uyarırdı... Bir de annem dışarıdan ona seslenmemi yasaklamıştı, ona söyleyeceğim bir şey var ise zile basmamı ve öyle söylememi tembihlemişti... Arsız bu çocuklar birazcık...

Taşınılır, inanırım, evden çalışıyor falan olsaydım ben de düşünebilirdim kaçmayı :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Kitapsız Kedi, gece yarısına kadar oynanmaz ama yahu... Eskiden sokaklar güvenliydi belki ama ben şuan olsam gece yarısına kadar küçücük çocuğumu sokakta bırakamam gibi geliyor bana... Ata, Efe ve Dilara ablaya da bizim çocuklardan selamlar olsun :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

xCoach Incompréhensible , aynen... şöyle evine gidip, silkelemek istiyorum, sokakta çocuğun sana sesleniyor, baksana diye, kendine gel diye :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Depresif Ayu , işte bunlar hep yetiştirmeyle alakalı bence... Her çocuk yaramazdır, muzurdur, hareketlidir ama daha küçük yaştan bazı terbiyeleri vermek gerekir bence... Amaannn biz de çocuksuzlar geçmiş ahkam kesiyoruz burada :)))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Persephone, hepimizde aynı der, viyak viyak bağırdılar diye bu haftasonu :))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Emrah Özdemir, deme :)) Çocukken iyi güzel ama yetişkinler takımına geçince toplarını patlatasım geliyor :) Mahallenin delisi olur ya hep topları patlatır, hah işte ondan :))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Dördüncü Tekil Şahıs, tabiki bilgisayar başında olmasındansa sokakta oyun oynaması daha iyi ama artık sokaklar da güvenli değil ki... Gündüz gözüyle sokakta oynayan çocukları kaçırıyorlar, neler neler, biliyoruz hepimiz... Aslında çocukalrın güvenle oynayabileceği, enerjilerini atabilecekleri parklar olsa ve o parklarda annelerinin kontrolünde oyunlarını oynayıp, ardından eve dönebilseler... Nerdeeee....

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Güliz GÜL, çok teşekkürler yorumun için, keyifle okuduysanız ne mutlu ♥

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

cerenmus, bana müzik gibi geldi, sessizlik dedin, beni kalbimden vurdun :))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Aner, özleme hiç, unut, boşver :)) hep alansızlıktan, enerji fazlalığından, enerjiyi boşaltacak alan ve aktivite eksikliğinden oluyor bu taşkın hareketler...