16 Haziran 2014 Pazartesi

Kısırkaya Plajı ve Kısırkaya Hayvan Barınağı

Yaklaşık iki ay önce, havaların mis gibi bahara döndüğü zamanda, kendimizi kapalı alanlardan dışarılara attık. Açık hava yerlerde oturduk, deniz kenarlarına gittik, orman turları yaptık. Bu turlar sırasında bir gün de yolumuz Kısırkaya plajına düştü. Üzerimizde kıştan kalma paltolarımız, içimizde bahar coşkusuyla kumsalda yürüyüş yaptık, köpekleriyle gezintiye gelenleri izledik, büyük jipleri ve tam teçhizat (bu kelimeyi hep söyleriz ama nasıl yazıldığını bilmemem ayıp oldu, Google'dan bakıp öyle yazdım) sandalye ve masalarıyla günlük kamp kurmuş gençlere imrenerek baktık... 



Kısırkaya'ya varana kadar geçirdiğimiz yolculuk ise hiç de bu kadar hoş değildi... Göktürk'ten çıkıp, plaja ulaşana kadar 3.köprü ve 3.havalimanı için katledilen orman yollarının ortasından geçtik.... Tam ortasından hem de... Sağına baktığında ormanın ortasından yarılmış toprak alan, soluna baktığında aynı toprak alanın devamı... İçimiz acıdı... Fotoğraflarda, basındaki haberlerde ve hatta Google Maps'te görmüştük katliamı ama bizzat o yolun içerisinden geçmek çok üzücüydü...

Bu üzüntüyü üzerimizden atamadan, harfiyat kamyonlarının talan ettiği, tüm asfaltını bozduğu, tozu dumana kattığı orman yollarından da geçtik. Sonunda ileride denizi görmeye başladığımız noktada, deniz kıyısına doğru geniş bir alanda kurulmuş büyük prefabrik ev/bina/çiftlikleri gördük. Haberimiz olmadığı için çok meraklandık, nedir bunlar diye... Bir sürü yorumlar yaptık, askeriye (böyle deniz manzaralı yerleri ancak askeriye korur), tavuk çiftliği (binaların yapısı gereği bu yorumu yaptık, aydınlık için tavan pencereleri vardı), depo (prefabrik, düzenli ve yüzlerce olduğu için), hapishane dedik ama dışarıya yeterli koruması da yoktu... Hiçbir yerinde de bir yazı göremeyince, yaptığımız yorumlardan sonuç elde edemeden devam ettik yolumuza. Dün internette gördüm, meğerse orası Kısırkaya Hayvan Barınağı'ymış. "Dev" olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım... Ben de internetten hakkında bir şeyler araştırdım. Hem fotoğraf hem de son durum hakkında en temiz bilgiyi şu sayfada gördüm SARIYER POSTA HABERİ İÇİN TIK TIK (sayfa yeni pencerede açılır) Bu linkteki haberde alanın fotoğraflarını, amacı, mevcut durumu öğrenebilir ve inceleyebilirsiniz...

Hayvan barınağı, barınaklardaki koşullar, hapis hayatı yaşayan canlar, konuları tartışmaya çok açık... Sokaklarda olmak yerine kapalı alanlarda birbirleriyle dövüşen, açlık, hastalık ile ömürlerini geçiren hayvanları kabul etmeyebilirsiniz ama sokaklarda olmalarındansa en azından barınakta olsunlar da diyebilirsiniz... Çok hassas, herkesin farklı alınganlıkları olan bir konu, ben bu konudaki fikrimi saklı tutmayı tercih ediyorum.

Velhasıl Kısırkaya'da inşaa edilen dev hayvan barınağı da şuan için dışarıdan bakınca oldukça temiz, askeri bir yer gibi nizami, sokak usulü sıra sıra düzenlenmiş, sokak lambalarıyla desteklenmiş, hayvanların dışarıya çıkmasını engelleyecek ve sağlam görünen yüksek tellerle çevrelenmiş, medeni bir yere benziyor.

Tek ilgimi çeken konu ise, öyle deniz kenarında bulunan geniş bir alana nasıl olmuş da böyle bir merkez kurulmuş... Elbet ki imarına izin verilip, dizi dizi villalar, siteler yapılıp, deniz manzarasıyla beraber milyonlara satılabilirdi... Şaşırdım...


11 yorum:

Havva Peynirci dedi ki...

günaydın,tam net'i kapatırken yazını gördüm,hemen okudum(oysa çok acelem var çıkmam lazım)
kafamda döner durur şimdi bütün gün bu konu!
çok şaşırtıcı buldum bu alan hayvanlara ayrılmamıştır eminim 3-5 yıl sonra akıbeti görelim,yine zavallı hayvanlar kullanılıyor.
o karşı çıktı bu bilmem ne yaptı diye kaldırırlar uzak olmayan bi zamanda.
yada denizin kullanılmasını önlemek için mi?

Gokkusagi Dosyasi dedi ki...

Sahil fotoğrafınız süper, içim açıldı.:)
Barınaklara gelince, Türkiye'deki barınak şartlarının geneline bakarsak, sokakta olmaları kesinlikle daha iyi. (Sokak dediysem ormanlar değil tabii.:( )
Bizde en iyisinin bile şartları kötü, bir kafeste hapisler her şeyin başında. Gerçi bazıları serbest oluyor, işte onlar şanslı olanlar.
Derin bir yara bu ve söyleyecek çok şey var ama zaten hepimizin malumu.:((

Dördüncü Tekil Şahıs dedi ki...

Okuyunca ben de nasıl o güzellikte bir yere hayvan barınağı yapılmış diye şaşırdım. Hayret valla :)
Barınak konusuna gelince hayvanların oraya tıkılması beni pek de mutlu etmiyor açıkçası :(

Aner dedi ki...

Bu Turkiyenin en buyuk sorunlarindan bir tanesi. Hayvan barinagi adi altinda maalesef hayvan hapishanaleri ve hayvan iskence merkezleri cok fazla. Somadada soz konusu durum ayni. Tel orguyle cevrili bir alana yagmur camur hic farketmez uzerinde bir cati bulunmayan buyuk bir alana buyuk kucuk hamile hasta her hayvan getiriliyor. Haftada bir kezde yemek veriliyor ve adi ''hayvan barinagi'' olarak geciyor. Boyle seyleri gormek, duymak, okumak, bilmek cok cok uzucu. Barinaklarin sarti dusunulunce kesinlikle hayvanlar sokaklarda kalmali diye dusunuyorum. Tabi oradada tecavuzcusu, iskencecisi, doveni, korkutani, arabayla ezeni yok degil. Yani isin asli neresinden tutarsan tut bisey olmuyor...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Havva Peynirci, Sevgili Havva, çok teşekkür ederim o aceleyle bile olsa yazımı okuduğun içinnn ♥

Aynı şekilde benim de aklım takıldı o konuya, hiç içime sinmedi. Dediğin gibi yine hayvanları kullanıp, birkaç sene sonra oradan kaldırıp, ardından da imara açabilirler... Deniz, o bölgede sadece insanlar ve denize girenler tarafından kullanılıyor, aksi bir çabaya gerek yok ki... Göreceğiz bakalım nedenmiş...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Gokkusagi Dosyasi , Eylül'cüğüm, çok teşekkürler, bahar güneşi görmüş masum köylülerdik bu fotoğrafta :)

Barınak konusu senin de dediğin gibi karışık bir konu... Bence de o koşullarda yaşamak yerine, sokakta olmaları daha iyi. Sokakta bir şekilde yemek bulurlar, içgüdülerini kullanarak kendilerini de ellerinden geldiği kadar korurlar, bir de hayvanseverler sayesinde yaşarlar... Ama barınakta öyle değil :(

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Dördüncü Tekil Şahıs , bakalım, yukarıda Havva'nın da dediği gibi birkaç seneye çıkar kokusu... elbet bir hesap vardır bu işte de...

Çok haklısın, barınaklar hapisten başka bir şey değil malesef :(

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Aner, kesinlikle çok haklısın... İradeleri dışında, çok kötü şartlarda hapis edilmiş hayvanlar... Dediğin gibi o açık alana istiflenmiş hayvanlar soğuktan yağmurdan bile kaçamaz... Sokakta olsalar, en azından kendilerini bir şekilde koruyup, yaşama tutunmaya çalışırlar...

Tek çözüm kısırlaştırma... Kısırlaştırılıp sokağa bırakılan erkek/dişi hayvanlar, üremedikleri için nüfusları da kontrol altında tutulmuş olacak...

Sokakların barınaklardan daha güvenli olduğu bir ülkedeyiz malesef ki...

Emel Sevren Pınar dedi ki...

kim ne derse desin, ben barınak fikrine, hayvanat bahçesi fikrine, evde iguana besleme, yılan besleme, tavşan besleme vs. doğal yaşam alanı içinde olmadığı sürece karşıyım. Yani tel örgüler içine hapsedilmiş, özgürlükleri bir kaçyüz mekrekare alan içine sığdırılmış canlılar olmak, onları yaşarken öldürmekten farksız. ha evet, yemek ve barınma anlamında sorun yoktur eminim ama en doğrusu-bence-bu hayvanları gerekli tedbir ve önlemler alındıktan sonra, doğal yaşam alanlarına terk etmek. Üzüldüm okuyunca, hele köprü için talan edilen ormanlık arazi konusuna hiç girmeyeyim! boğazıma basılıyor gibi oluyorum:(
Çok güzelsiniz bu kadar olumsuzluk içinde ama:) inci gibi parlamışsınız. Maşallah.

deeptone dedi ki...

göktürk sona kısırkaya ha hiç duymadım yaa istanbulda ha du hemen giderim ki yakındaaa savoool :)

safransarı dedi ki...

Biraz daha fazla resim eklemelisiin bence :)