4 Temmuz 2017 Salı

Kafası Sürekli Terli Bebekler ve Çocuklar



Bebekleri, çocukları hatta yetişkinleri kat kat, gereğinden fazla giydirmek konusu bizim kültürümüze has sanırım. Nitekin doğduğu andan itibaren "Aman anne karnı sıcaktı, şimdi dışarısı soğuk gelir, üçyüz elli kat giydirelim bebeği" mottosuyla başlayan, yine beşyüz elli kat giydirilmiş çocuk yaşının gereğini yapıp koşunca terlediği için üzerini az giydirmek yerine çocuğu koşturmamayı seçen, ardından da kazık kadar yetişkinler haline gelindiğinde  içinde atletle gezen, bahar güneşli 20 derece havada bile restoranda iç mekanda oturan hallere kadar gelinen bir kültür bizimkisi...

El örgüsü yelek diye bir şey var ülkemizde... Yün yeleksiz çocuk gördünüz mü siz? Yaz kış el örgüsü yün yelek giydiriliyor bebeklere... Bebeklerin kafalar hep terli, saçlar ıslanıp birbirine yapışmış ama annesi hala bebeğinin üşüyeceğine inanıyor... 

Alışveriş merkezlerindeki bebekler pusetlerinin içerisinde üzerinde tam takım kıyafetleri, montları ve boğazlarına kadar örtülmüş battaniyeleriyle geziyorlar. İçerisi ortalama 22-24 derece ama hepsinin kafasında bere oluyor kış aylarında. 

Dış mekanlarda ise rüzgar çarpar, kapı üşütür, aman burası soğuk, koşma terlersin, oturma üşürsün... Daha niceleri...

Hepimiz çocuklarımız için en iyisini istiyoruz, bunda hemfikiriz. Ayrıca hiçbirimiz de çocuklarımıza kötülük olsun, sıkıntı çeksinler diye yapmıyoruz bir şeyleri. Ancak anne baba olarak tshirt ile gezdiğimiz bir havada bebeğimizi, çocuğumuzu neden elli kat giydiriyoruz? Siz kış vakti alışveriş merkezi içerisinde atkı ve bere ile gezmiyorsanız neden çocuğunuzu gezdiriyorsunuz?

Daha anne olmaya karar vermediğim dönemde bile çok kat kat giydirilen çocuklar dikkatimi çekerdi hep. Konuyu anlamazdım pek de üzerinde durmazdım. Sonra anne oldum. Çocuğumun yenidoğan kıyafetlerinde bile hiç yün yeleği, hırkası yoktu; pamuklu penyeler sadece... 

Oğlumuz Can 1 Eylül doğumlu olduğu için havalar oldukça sıcaktı ve tüm yenidoğan kıyafetleri kısa kollu ve askılıydı. Bununla beraber tabiki ince penye battaniyeleri vardı, hafifçe üzerine atardık uyurken. Doğuma alınmamdan önce doğum bebek hemşiremiz sevgili Fadime hemşire yanıma geldi ve doğduğunda ne giydirmelerini istediğimi sordu. Düşünmemiştim bile... Kısa kollu penye bir çıtçıtlı zıbın, ince soket çoraplar ve bir penye ince battaniye verdim. Çok iyi bir tercih olduğunu, kat kat giydirilen bebeklerin aslında sıcakladığını ve bundan rahatsız oldukları için huysuzlandıklarını söyledi. Asla daha fazla giydirmememi önerdiğini de ekledi. Çok sevmiştik Fadime hemşireyi...

Can oğlumuzun kıyafet macerası böyle kısa kollu ile başladı ve öyle de devam etti. 4 Gün sonra hastaneden çıkış vaktimiz geldiğinde hava sanırım 33-34 derece civarıydı ve hastane çıkış kıyafetini askılı çıtçıtlı zıbın, çorap  ve ince müslin olarak belirledik, o şekilde çıkarttık. Daha otoparkta çevirdiler önümü "Çok küçük üşür bu çocukkkkk", kolları çıplaktı tabi bebeğimin, üşürdü, hava 35 derece, teyze ter içinde, askılıyla geziyor, bebeğime yün hırka giydirmemi söylüyor... Neyse anladınız konuyu, amin!

Can oğlumuz şuan 22 aylık oldu ve her mevsimde biz ne giyiyorsak ona da öyle giydiriyoruz. Hatta çoğu zaman o bizden daha hareketli ve koşar olduğu için daha çok ısınıyor, bir tık daha ince oluyor bizden kıyafeti.

Bu yazımda da her zaman olduğu gibi kendi görüşümü ve kendi doğrumu paylaşıyorum. Tek isteğim, kafası terlemiş bebekler olmasın, yazık, sıcaklamak hiç hoş bir his değil ki...

Hiç yorum yok: