3 Şubat 2014 Pazartesi

Ne Zaman Bu Kadar Kötü Olduk?

Günlerden Cumartesi... İstanbul, İstinye'de bulunan İstiye Park Alışveriş Merkezi'nin yanından inen yokuşun başı... Yerde yüzüstü yatan bir adam, etrafa saçılmış simit tezgahı, adamın çenesi yerde ve ağzında kan var, kalkamıyor yerden... Yanından geçerken yavaşlamamıza rağmen, durmadan geçip gidiyoruz... Birkaç araba hemen duruyor, yardıma koşuyor, her şey ağır çekim... Ne zaman bu kadar kötü olduk biz? Sadece eşim ve ben mi bu kadar kötüyüz, yoksa hepimizde endişeler ve korkular nedeniyle kötülük mü başladı? Bu yazıyı biraz da vicdan azabıyla, kendime kızmışlıkla yazıyorum...

Arabamız ve yardım etme imkanımız olmasına rağmen durmadık... Neden? İmkanı (maddi değil kastım; sağlığı, arabası ve zamanı olmak anlamında) varken, yardıma ihtiyacı olan birisine neden yardım etmedik? Çünkü korkularımız, güvensizliklerimiz var... Akşam haberlerinin yüzde sekseni şehir hayatındaki hırsızlıkları, cinayetleri ve sömürüleri anlatıyor hep. Korkuyoruz... Her şeyden... Birisi yol sorsa, korkuyoruz cevap vermeye. O kadar korkar olduk ki dolandırılmaktan. Çünkü hep dolandırılıyoruz...

Yerde yatan adamı görünce yavaşlayan eşime "Durma lütfen" dedim! Ben dedim... Çünkü, bu bir düzmece olabilir, ağzındaki sahte kan, simit tezgahı tamamen vicdan sömürüsü olabilir... Aceleyle arabayı çekip, yardım etmeye koştuğun sırada anahtarını üzerinde bıraktığın aracını, ileride saklanmış bekleyen bir arkadaşı alıp kaçabilir, belki budur plan. Ya da daha basit bir şekilde, yardım etmeye yanına gittiğinde "Yok bir şeyim, iyiyim ama simitlerim ziyan oldu, satamayacağım, akşam eve para götüremeyeceğim" diyecek ve cebinde yalansız dolansız alın terinle kazandığın tüm parayı adama vereceksin. Bir bakacaksın ki adam iki gün sonra yine o çevrede, aynı durumda... Tıpkı daha evvel annemin yine İstinye civarında başına geldiği gibi... Işıkların kenarında dağılmış ayakkabı boyası çantasının başında hüngür hüngür ağlayan bir çocuk görüyor... Annem hemen duruyor, ne olduğunu soruyor. Gözlerini kocaman büyüten çocuk, ağlayarak "Çantama çarptılar, hepsi kırıldı, ben şimdi nasıl para kazanacağım" diyor. Elinden gelen herkese yardım etmeye kendini adamış annem de tesadüfen cebinde bulunan, talaffuz edemeyeceğim bir miktar parayı çıkartıp çocuğa veriyor "Üzülme, al bu parayı, git boyalarını yenile, paranı kazan" diyor. İki gün sonra, aynı yerde, aynı çocuk, aynı gözyaşları... 

Ne zaman hırsızlar bu kadar kötü oldu, ne zaman bizler bu kadar kötü olduk.... İçimde büyük vicdan azabı "Ya o adam dolandırıcı değildiyse ya gerçekten ayağa kalkabilmek için ihtiyacı vardıysa..." Biz ona yardım etmedik...

16 yorum:

Havva Peynirci dedi ki...

üzerine aylarca konuşulacak bir konu,
ben hemşireyim,bir zamanlar bi sırada beklerken önümde bi delikanlı bayılıverdi,sara nöbeti geçirdi,yardım ettim,kendine gelince bilinen para mevzusunu anlattı,para verdim,gitti,ardından bakakaldım,bir sağlıkçı olan birini de kandıracak kadar iyi oyuncu olduğunu anladığımda kendime çok kızdım.
ama aldatan mıdır aldatılan,aldatılan mıdır?
insan olmak suç değil:)olmamak suç

Burcunun Dünyası dedi ki...

Tereddütlerinde haksız değilsin...
Bu tarz kandırılmalar hemen her gün herkesin başına gelen şeyler, o yüzden güvenememek çok normal...
Bir tarafta ne kadar "yardım et" diyen vicdan varsa diğer tarafta da daha baskın olan "kendini koru" içgüdüsü var...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@havva peynirci, inanılmaz bir şey... hemşireyi kandırabilecek kadar... Çok kötü...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@burcunun dünyası, noktan çok önemli... "kendini koru" öne geçiyor...

A Cat From London dedi ki...

Anahtarı alıp kapıyı kilitleyerek yardıma koşmak da mümkün. Cumartesi günü İstinye Park'ın civarı o kadar korkmayı gerektirmeyecek kadar ıssız olmasa gerek. Keşke dursaymışsınız. Hiç tanımadığın bir insanın elini tutup ben yanındayım, geçecek, iyi olacaksın diyebilmenin ve karşındaki insanın da o uzattığın eli sıkı sıkı tutmasının verdiği mutluluğun yeri bambaşka...

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@a cat from london, çok haklısın... işte, korkar olduk her şeyden, bazen sebepli bazen de sebepsiz...

Aner dedi ki...

Bence bosuna kendine bu kadar yuklenme. Bosuna demekteki kaydim deymez demek degildir. Seninde dedigin gibi haberlerde yasli ninelerin ellrinde bayiltici spreyle kiz kacirmalarini gordugumuzden beri yasli kisilere guvenimiz azaldi, yolda oyuncak bebek birakip arabasiyla durup inen insanlari darp edenleri, oldurenleri gorunce yolda birsey gorunce durmaz oldurk, hatta artik arabaya her bindigimizde ilk yaptigimiz sey kapilarin kilitli oldugunu kontrol etmek oldu, zira kirmizi isikta dururken kapi acilip zorla iceriye girmeye calisan insanlarin oldugunu biliyoruz. Sevdiklerimiz var, bizi sevenler var, bizim icin degerli olan bir hayatimiz var ve en onemlisi 1 TANE canimiz var ve ne yaparsak yapalim ikinci bir sansimiz yok . bu yuzden korkularini ve kendini ve esini korumak icin icgudusel olarak soyledigin durma lutfen cumlesini cok iyi anliyorum. Cok uzucu bir durum belki o simitcinin gercekten ihtiyaci vardi ama ya bu bir oyunsa ?
Bence dedigim gibi kendini hic uzme. bunu dusunmen bile iyi bir insan oldugunu gosterir. Vicdanin rahat olsun
Sevgilerimle

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@aner, teşekkürler yorumun ve desteğin için... Bizim de arabaya binince ilk işimiz, kapı kilidi... Böyle bir insan olmak istemiyoruz ama mecbur kaldık bu şehirde :/ Sevgilerimle

Şafak KaradenizKilimcigöldelioğlu dedi ki...

Maalesef öyle sömürülüyor ki iyilik, insan iyi olmak istemiyor artık. Çok haklısın tereddütlerinde, her gün yeni bir şey okuyup öğreniyoruz :(

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@şafak karadenizkilimcigöldelioğlu, malesef ki öyle...

Gokkusagi Dosyasi dedi ki...

Her gün insanlara ve hayvanlara yapılan kötülüklerin, işkencelerin o kadar fazlası internette karşıma çıkıyor ki, kendiniz için yazdığınız "Ne zaman bu kadar kötü olduk biz?" cümlenizi okuyunca ister istemez gülümsedim...
Kötüler kendilerini böyle sorgulamazlar, pişman olup böyle bir yazı yazmazlar.. Kötülerin vicdanı yoktur ki, vicdan azapları olsun!
Ve zaten insanın kendisi ile ilgili en hayati durumlarda bile zaman zaman basireti bağlanabiliyor, böyle bir "kal gelme" halleri yaşanabiliyor... Çok normal şeyler bunlar.
Siz belli ki iyi birisiniz. Sizi ve birçoğumuzu, bir anlık da olsa böyle düşünmeye, böyle korkmaya itenler utansın. Sevgiler.

bahce perim dedi ki...

Gökkuşağı Dosyası tüm söylenecekleri yazmış. İnsan gerçekten de stres için de kalıyor..

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@gökkuşağı dosyası, ben kendimi iyi insan bildiğim ve her zaman bu konuda çabaladığım için üzüldüm kendi halime... çok teşekkürler güzel yorumunuz için. Sevgilerimle

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@bahçe perim, kesinlikle söylenecek her şey tek yorumda olmuş :)

Depresif Ayu dedi ki...

Kendine bu kadar yüklenme çünkü haklılık payın çok yüksek. O kadar çok dolandırılma ve kandırılma haberleri okuyoruz ki. Hem bunları aklımızın ucuna bile gelmeyecek şekillerde, duygularımıza hitap ederek yapıyorlar. Kurunun yanında yaş olan da yanıyor bu arada ama böyle olaylar yaşadığımızda benzer şeyler yaşama korkusundan görmezden gelebiliyoruz ne yazık ki :(

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@depresif ayu, haklısın ama bizler duyarlı olmayacağız da kim olacak diyorum hep... iyi ki yazıyı yazmışım da bu durumda yalnız olmadığımı anladım, teşekkürler :)