3 Ocak 2014 Cuma

Sifona Karışan Balıklarımız

En mini mini çocukluğumdan beri evde her çeşit hayvan oldu. Annem ve babam sağolsunlar büyük hayvanseverler olarak, beni de çok küçük yaştan itibaren bu şekilde yetiştirdiler. Kuşlar, civcivler, kaplumbağalar, tavşanlar, köpekler, kediler, balıklar...


Balıklar... En sevmeden baktığım hayvancıklar oldular malesef ki... Sevemedim, öpemedim, sesleri çıkmadı... Bir de sürekli öldüler :( Balıklarımızla, annemle beraber ilgileniyorduk. Malum ki tek başına yapılacak bir iş değil pek... Büyük akvaryumu ilk kuracağımız gün Levent'te akvaryum balıkları ve malzemeleri satan bir dükkana gittik. En mini mini güzel balıklardan seçtik, tüm akvaryum malzemelerini aldık. Eve geldik, sistemi kurduk ve balıkları attık suya. Kımıl kımıl yüzdüler, pek güzeldi... Sonra yavaş yavaş ölmeye başladılar. Her sabah birisini ters dönmüş bulduk. En sonunda bir tane balıkcık kaldı akvaryumda, annemle gerisin geriye dükkana gittik. Bey amca söylemekte geç kalmış "Bunlar hassas balıklar, daha profesyonel bakım isterler. Ben size daha güçlü bir cins vereyim." dedi. Kaptık onları da eve gittik, her şey baştan baştan...



Balık maceramız böyle devam etti. Bazıları yumurtladılar, bazıları öldüler, öldüler, öldüler... Bu işten iyice canımız sıkılmaya başladı. Ölenleri ilk başta toprağa gömdük, sonra tuvalete atıp sifonu çektik, en son aşamada ise bahçedeki kedilere verdik... Biliyorum, kedilere vermemiz çoğunuza zalimce gelebilir ama "balık, ölü" ve "kedi, aç" olunca bizce güzel bir eşleme oldu. Sonunda bir tane canlı balığımız kaldı, yenisini de almaz olduk. Dedik bu da ölür elbet, artık toplar akvaryumu kaldırırız, bu iş bize göre değil. Ölmedi... Tek başına aylarca yüzdü, hastalanmadı, başına hiçbir şey gelmedi... Çok sıkıldık, ölmeden de bir şey yapamadık hayvancağıza... Suya koyduk, gitti balıkçı amcaya, dedik ki "Biz buna bakamıyoruz, geri alın.". Amca güldü "Başkası olsa tuvalete atar, sifonu çekerdi" dedi. Bizim son canlı miniği de arkadaşlarının arasına saldı...


Bir daha balık bakmadık, istemedik. Ben bir hayvana evde bakacak isem sevebilmeliyim, bana bakabilmedi, hiç yoksa sesi çıkmalı ki bir bağ kurabileyim. Yoksa balıklar denizde, gölde yüzsünler, bayılırım.


7 yorum:

bahce perim dedi ki...

bir şey farkettim, sosyal medya paylaşım kutucukların yok ya senin...
Olsaydı facee yollardım. Beni cuma cuma gülümsettin.:))
Bu arada çoğu insan doğrulama kodu yüzünden yorum bırakmak istemez. Ben de ilk zamanlarda bilmeden yaptığım bir hataydı. Haberin olsun. Bir an önce kaldır.

bir tutam yağmur dedi ki...

Benim de bir aralar balığım vardı, gerçekten çok sıkıcı...
Ama kedileeeer :)
İki tane kızım var ve onlara bayılıyorum, neredeyse yiycem sevgiden :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@bahceperim haklisin paylasim kutucuklarim bugun kayboldu :( en basindan beri bagladigim blogger ve google plus hesaplarimin yorumlari basima dert oldu... bugun sinirlendim baglantiyi kaldirdim, bu sayede herkes yorum yapabilir oldu ama paylasimlar kauboldu bu sefer de :) olacak, yapacagim :) cok tesekkurler yorum icin

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@birtutamyagmur cok insan var akvaryum ve baliklardan keyif alan ama biz yapamadik... gozume bakip miiirrnaav diyemedikten sonra :)) bizde de iki pisican var, hikayelerini toparlayip bir yazi yazacagim, tanisirsiniz bu sayede onlarla da :)

bir tutam yağmur dedi ki...

pisican hikayelerini sabırsızlıkla bekliyoruz :)

bahce perim dedi ki...

:) Blogun Allahtan Tamamen Kaybolmamış:))

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

@bahce perim, her şey düzeldi :)